<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>SÖZ UÇAR YAZI KALIR</title>
	<atom:link href="http://nihansu.com/blog/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://nihansu.com/blog</link>
	<description>Eskiden günlükler vardı sürekli yazılan, şimdilerde ise bu onların yerini tutuyor mu dersiniz?</description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 May 2012 14:03:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Mektubum Var &#8220;Bugün&#8221;</title>
		<link>http://nihansu.com/blog/?p=2196</link>
		<comments>http://nihansu.com/blog/?p=2196#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 May 2012 10:54:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nihansu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anneyim Bu Arada]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[anneler günü]]></category>
		<category><![CDATA[annneler gününü kutlamak]]></category>
		<category><![CDATA[butçuğum]]></category>
		<category><![CDATA[butçuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nihansu.com/blog/?p=2196</guid>
		<description><![CDATA[Bunca zaman sonra&#8230; Yeniden&#8230; Bugün&#8230; İçimde birbiriyle hiç ilgisi olmayan bir sürü konu başlığı, yazmayı bekleyen onca taslak yazı varken aylardır yazamamak&#8230; Ama bugün bir minicik kalbin bana uzattığı zarfın içinden çıkan sevgi sözcükleri kendimi burada bulmama neden oldu. İyi ki de neden oldu, özlemişim hem yazmayı, hem paylaşmayı&#8230; Anneler günü bugün ve benim biricik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bunca zaman sonra&#8230; Yeniden&#8230; Bugün&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">İçimde birbiriyle hiç ilgisi olmayan bir sürü konu başlığı, yazmayı bekleyen onca taslak yazı varken aylardır yazamamak&#8230; </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ama bugün bir minicik kalbin bana uzattığı zarfın içinden çıkan sevgi sözcükleri kendimi burada bulmama neden oldu. İyi ki de neden oldu, özlemişim hem yazmayı, hem paylaşmayı&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Anneler günü bugün ve benim biricik butçuğumdan bir mektup aldım;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><a href="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2012/05/Scan.jpg"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-large wp-image-2199" style="border: 5px solid black;" title="Butçuğumdan" src="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2012/05/Scan-713x1024.jpg" alt="" width="574" height="881" /></span></a></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;">Okuyamayanlar için, en ilgi çekici cümle: </span></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong>&#8220;Seni uzay, jupiter, satürn ve güneş birleşimi kadar çok seviyorum&#8221;</strong></span></h2>
<h2 style="text-align: justify;"></h2>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Tüm annelerin, anneler günü kutlu olsun.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nihansu.com/blog/?feed=rss2&#038;p=2196</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Giden Yılın Ardından</title>
		<link>http://nihansu.com/blog/?p=2146</link>
		<comments>http://nihansu.com/blog/?p=2146#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Dec 2011 11:43:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nihansu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ordan Burdan İçimden]]></category>
		<category><![CDATA[2011]]></category>
		<category><![CDATA[2012]]></category>
		<category><![CDATA[dilekler]]></category>
		<category><![CDATA[Gülsen Varol]]></category>
		<category><![CDATA[şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[umutlar]]></category>
		<category><![CDATA[yeni yıl]]></category>
		<category><![CDATA[yeni yıl dilekleri]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nihansu.com/blog/?p=2146</guid>
		<description><![CDATA[        BIRAK GİTSİN   İşte o zaman   sağanak bastırır yanakları.. Bir olur başlamasıyla bitmesi, ne zaman aklıma düşse gitmesi.. Sonra bir ferahlık, bir ferahlık ki sorma gitsin.. &#8230;; Bırak gitsin!..   ***Gülsen VAROL         İçimizdeki tüm üzüntüleri, kırgınlıkları, kaçırılmış fırsatları, öfkelerimizi, umutsuzluklarımızı 2011&#8242;de bırakmamız dileği ile&#8230;   Geride bırakacağımız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><em><strong></strong></em><span style="color: #800000;"> <img class="aligncenter size-full wp-image-2156" style="border: black 5px solid;" title="colorful_new_year_2012" src="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/12/2012-Y1.jpg" alt="" width="482" height="282" /></span></h1>
<h1><span style="color: #800000;"><em><strong></strong></em> </span></h1>
<h1><span style="color: #800000;"><em><strong></strong></em> </span></h1>
<h1><span style="color: #800000;"> </span></h1>
<h1><span style="color: #800000;"><em><strong>BIRAK GİTSİN</strong></em></span></h1>
<h1><span style="color: #800000;"><em></em> </span></h1>
<h1><span style="color: #800000;"><em>İşte o zaman</em></span></h1>
<h1><span style="color: #800000;"><em> </em></span></h1>
<h1><span style="color: #800000;"><em>sağanak bastırır yanakları..</em></span></h1>
<h1><span style="color: #800000;"><em>Bir olur başlamasıyla bitmesi,</em></span></h1>
<h1><span style="color: #800000;"><em>ne zaman aklıma düşse gitmesi..</em></span></h1>
<h1><span style="color: #800000;"><em>Sonra bir ferahlık,</em></span></h1>
<h1><span style="color: #800000;"><em>bir ferahlık ki sorma gitsin..</em></span></h1>
<h1><span style="color: #800000;"><em>&#8230;;</em></span></h1>
<h1><span style="color: #800000;"><em>Bırak gitsin!..</em></span></h1>
<div><span style="color: #800000;"> </span></div>
<div><span style="color: #800000;"><strong>***Gülsen VAROL</strong></span></div>
<div><span style="color: #800000;"> </span></div>
<div><span style="color: #800000;"> </span></div>
<div><span style="color: #800000;"> </span></div>
<div><span style="color: #800000;"> </span></div>
<div><span style="color: #800000;">İçimizdeki tüm üzüntüleri, kırgınlıkları, kaçırılmış fırsatları, öfkelerimizi, umutsuzluklarımızı 2011&#8242;de bırakmamız dileği ile&#8230;</span></div>
<div><span style="color: #800000;"> </span></div>
<div><span style="color: #800000;">Geride bırakacağımız bu yılda bizi mutlu etmeyen herşeyi <strong>&#8220;BIRAKALIM GİTSİN&#8221;</strong></span></div>
<div><span style="color: #800000;"> </span></div>
<div><span style="color: #800000;">Geriye yeni yılla birlikte hep güzellikler, mutluluklar <strong>KALSIN</strong>.</span></div>
<div><span style="color: #800000;"> </span></div>
<div><span style="color: #800000;">Yeni yılınız kutlu olsun.</span></div>
<div><span style="color: #800000;"> </span></div>
<div><span style="color: #800000;"> </span></div>
<div><span style="color: #800000;"> </span></div>
<div><span style="color: #800000;"><em>***Not: Ne zaman ferahlamak istesem bu şiiri okuyorum. Siz de ferahlamak ve başka pek çok güzel duyguyu</em> <em>yudum yudum okumak isterseniz; <a href="http://www.metvecezir.blogspot.com"><span style="color: #800000;">www.metvecezir.blogspot.com</span></a></em></span></div>
<div><span style="color: #800000;"> </span></div>
<div><span style="color: #800000;"> </span></div>
<div><span style="color: #800000;"> </span></div>
<div><span style="color: #800000;"> </span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nihansu.com/blog/?feed=rss2&#038;p=2146</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Proje Yönetimi ( Ya da Yaşam ??? )</title>
		<link>http://nihansu.com/blog/?p=2079</link>
		<comments>http://nihansu.com/blog/?p=2079#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Dec 2011 20:15:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nihansu</dc:creator>
				<category><![CDATA[İş-Güç Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[hayatın kırılım noktaları]]></category>
		<category><![CDATA[iş kırılım yapısı]]></category>
		<category><![CDATA[kırılım]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[proje yönetme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nihansu.com/blog/?p=2079</guid>
		<description><![CDATA[  Ahh sakın başlığa bakıp da proje yönetiminden bahsedeceğimi düşünmeyin, eğer arama motorlarına tırnak içinde bu iki kelimeyi yazmış ve karşınıza benim sayfam çıkmışsa yanlış yerdesiniz, öncelikle bunu belirteyim. Kendisi başlı başına kapsamlı ve oldukça yoğun bir süreç olan proje yönetiminin eğitimi de aynı şekilde oldukça çetrefilli. Çalıştığım şirket bünyesinde böyle bir eğitim olacağı duyurusu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/11/Project-management-work-breakdown-structure.gif"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-full wp-image-2082" style="border: 5px solid black;" title="Project management work breakdown structure" src="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/11/Project-management-work-breakdown-structure.gif" alt="" width="250" height="222" /></span></a></span></p>
<p><span style="color: #000000;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ahh sakın başlığa bakıp da proje yönetiminden bahsedeceğimi düşünmeyin, eğer arama motorlarına tırnak içinde bu iki kelimeyi yazmış ve karşınıza benim sayfam çıkmışsa yanlış yerdesiniz, öncelikle bunu belirteyim. Kendisi başlı başına kapsamlı ve oldukça yoğun bir süreç olan proje yönetiminin eğitimi de aynı şekilde oldukça çetrefilli.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Çalıştığım şirket bünyesinde böyle bir eğitim olacağı duyurusu geldiğinde ben yine yeni birşeyler öğrenme hevesi ile balıklama atladım katılmak için. Nihayetinde geçen hafta eğitimimiz başladı. Hep yönetilen bir projenin bir parçası olmuş iken belki olur ya ilerde bir proje yönetirim düşüncesiyle katılımcılardan biri oldum. Ancak ve ancak eğitimi alan 15 kişilik grupta benim dışımda herkes bir şekilde proje yönetmişken ve daha tuhafı benim dışımda herkes mimarlık veya herhangi bir mühendislik fakültesinden mezun ve aktif olarak son derece teknik bir iş yapıyorlarken zaman zaman kendime benim ne işim var burada diye sormadım değil. Çok net olarak sözel ve sayısal bakış açısı farkını, benim dışımdaki 14 kişi ile kendimi kıyaslayarak görebildim. Soruları uzun uzun cevaplayan, her örnekte satış ve pazarlama ağırlıklı düşünen benim hemen yanımda, soruları sadece başlıklar altında sıralayan, kısa ve net cevaplar veren bir mühendis bakış açısı vardı. Hal böyle olunca zaman zaman siyah bir kuğu misali veya çirkin ördek yavrusu gibi farklılığımın faydalarını kendimce gördüm veya tam tersi dezavantajlarını..</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong>&#8220;İş Kırılım  Yapısı&#8221;..</strong> Hı? Bu da ne? İlk kez duydum, kısaltması <strong>&#8220;İKY&#8221;</strong> olarak yazılan bu terim benim lügatımda <strong>&#8220;İnsan Kaynakları Yönetimi&#8221;</strong> demek iken meğer proje yönetiminde bu kısaltma iş kırılım yapısı olarak geçiyormuş. Çok enteresan geldi bana bu kırılım sözcüğü, kırmak, kırılmak, kırılım, su testisi su yolunda kırılır, pot kırmak, okulu kırmak, kalp kırmak, şifre kırmak  gibi onlarca sözcük ve deyim uçuştu kafamda. Sonra birden seneler önce ard arda üç kez sinemada izlediğim ve çok etkilendiğim <strong>&#8220;Kırılma Noktası&#8221;</strong> filmi geliverdi aklıma; Sörf yapmayı yaşam biçimi haline getirmiş profesyonel banka hırsızlarının hikayesi&#8230;  Senelerce en büyük dalgayı bekleyip, o dalganın olacağı şehirde -fırtınaya rağmen sörf için kırılma noktası olan o yerde- hayatlarının son sörfünü yapmalarıyla bitiyordu film. Sörf için bir kırılma noktasıydı o en büyük dalga ya da yaşamın kırıldığı nokta&#8230; Tamam proje yönetimindeki anlamı çok farklı ama ne yapayım huyum ve mesleğim kurusun ben eğitim boyu öğrendiğim her terimi istemsiz bir şekilde yaşama uyarladım.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Hayatımızın kırılım noktaları; hani şu akışı değiştiren, hani <strong>&#8220;bu olmasaydı şöyle olurdu&#8221;</strong> dedirten,  pişmanlıklar, yanlış zamanlamalar, geç kalmışlıklar, erken gelmişlikler ve yön değiştiren kararlar&#8230;.Verilen veya verilmeyen bir kararla yanlış  yön verilmiş veya doğruluğu sonradan anlaşılmış olanları bir düşünün ve buna uygun düşen yaşam grafiğinizi.. Nerelerde kırılımlar yaşadınız? Hayatınızın en önemli, en kritik ya da  <strong>&#8220;Ahh olmasaydı keşke&#8221; </strong> veya <strong>&#8220;İyi ki olmuş&#8221;</strong> dediğiniz ve sizi bir anda çok farklı eksenlere sürükleyen o meşhur kırılım noktaları&#8230; Proje yönetiminin temeli planlama, başından sonuna kadar her bir detayı ile.. Hadi gelin yaşamı planlayın bakalım planlayabiliyor musunuz? Durun koro şeklinde <strong>&#8220;Tanrı&#8217;yı güldürmek istiyorsan ona planlarından bahset&#8221;</strong> dediğinizi duyar gibiyim. Bırakın detayı, çoğunlukla yarım saat sonrası için bile plan yapılamaz yaşam projesinde. Yaşamda proje yönetimi olamaz, olsa olsa kırılım noktaları olur.  İşin içine dış etkenler, tesadüfler, bir kelebek kanadının çırpıntısı da girince bir bakmışsınız ki sıfır noktasında başladığınız projenize kimbilir hangi eksende ya da kaçıncı koordinatta son vermişsiniz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Diyorum ya, siz sözel alanda çalışan ve hep bu yönde eğitim almış  birini alıp da böyle bir eğitim programının içine koyarsanız size aktivite planlamasında ne beton dökümünden bahsedebilir ne de zemin etüdünün ne kadar süreceğinden.. Olsa olsa öğrendiği terimleri kendince yaşama uyarlayarak, eğlenerek öğrenir, eğlenmekle de kalmaz , oturur bir de bunları yazar sayfasında.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Kendi adıma hayatımın kırılım noktalarını çok iyi biliyordum da bu eğitim ile iş kırılım yapısını da öğrenmiş oldum. Yok endişe etmeyin bir yandan kendi çapımda derinlere dalıp düşünürken bir yandan da öğreniyorum proje yönetimini. Emin olun sınıfta kimse benim gibi yorumlamamıştır her öğrendiği terimi, ehh bu da farklı bir bakış açısı nihayetinde.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Proje Yönetimi ile ilgili web sayfalarını gezinirken hep aynı slogana rastlıyorum; <strong>&#8220;Hayatımız bir proje&#8221;</strong>  Eğer öyle ise kendi yaşam projenizde sizin kırılım nokta/ları/nız ?</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nihansu.com/blog/?feed=rss2&#038;p=2079</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pazarlamanın Türk Hali; Delik Jeton</title>
		<link>http://nihansu.com/blog/?p=2040</link>
		<comments>http://nihansu.com/blog/?p=2040#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Nov 2011 13:31:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nihansu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitapların Kardeş Kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[Banu Bingöl Akın]]></category>
		<category><![CDATA[Delik Jeton]]></category>
		<category><![CDATA[Elma Yayınevi]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlamanın kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[satış]]></category>
		<category><![CDATA[satış teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk usulü pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[yaratıcılık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nihansu.com/blog/?p=2040</guid>
		<description><![CDATA[    Birkaç kez rastlamıştım bu soruya iş görüşmelerinde; &#8220;Pazarlama alanında deneyiminiz ne kadardır?&#8221; &#8220;Pazarlama alanında deneyimim yaşım kadar&#8221; diye cevap vermek istemişimdir bu soruya hep. İnsan doğduğu andan itibaren bir pazarlama dünyasının içinde buluyor kendini, hayatın her alanında, her ikili ilişkide mevcut pazarlama. Sadece iş hayatı odaklı bakamıyorum bu alana. Hele ki iletişimin bunca [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"> <a href="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/11/delikjeton.jpg"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-full wp-image-2046" style="border: black 4px solid;" title="delikjeton" src="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/11/delikjeton.jpg" alt="" width="295" height="408" /></span></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Birkaç kez rastlamıştım bu soruya iş görüşmelerinde; <strong>&#8220;Pazarlama alanında deneyiminiz ne kadardır?&#8221; </strong><strong>&#8220;Pazarlama alanında deneyimim yaşım kadar&#8221;</strong> diye cevap vermek istemişimdir bu soruya hep. İnsan doğduğu andan itibaren bir pazarlama dünyasının içinde buluyor kendini, hayatın her alanında, her ikili ilişkide mevcut pazarlama. Sadece iş hayatı odaklı bakamıyorum bu alana. Hele ki iletişimin bunca yaygınlaştığı, sanal alanların, sosyal paylaşımların bunca fazlalaştığı, insanların birbirlerine ulaşmalarının kırk bin tane yolu olduğu, bir düşüncenin, duygunun paylaşılmasının saniyeler aldığı ve pek çok kişiye kolayca ulaştığı düşünüldüğünde pazarlamanın hayatımızdaki rolü daha da belirginleşiyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">2008 yılında hala çalışmakta olduğum ve sonuna yaklaştığım projemize henüz başlamamışken ofis arkadaşlarımla unutulmaz bir eğitim almıştık; &#8220;<strong>Etkili Satış Taktikleri&#8221;.</strong> Eğitim sadece satış alanına yönelik değildi bana göre, ufkumuzu açmış, pek çok konuda kendimizi iş yaşamında sorgulamaya yöneltmişti. Kendi adıma o eğitimde öğrendiğim her bilgiyi sonuna kadar özümseyerek hala kullanmaktayım. Ve eğitimin bir yerinde çok değerli eğitmenimiz bizlere <strong>&#8220;İçinizde kaç kişinin blogu var?&#8221;</strong> diye sormuştu. Sınıfta sadece bir kişinin eli kalkmıştı havaya. Sonrasında benim kadar yazmayı seven bir insanın neden bir blogu yok diye düşünüp başladım blog serüvenime. Dolayısıyla bu satırları yazmama sebep; blogumun ilham kaynağı sevgili eğitmenim <strong>Banu Akın</strong> ve O&#8217;nun şu günlerde elimden düşüremediğim yeni kitabı: <strong>Delik Jeton.</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong>&#8220;Delik Jeton&#8221;</strong> pazarlamanın <strong>Türk hali.</strong> Türk insanının genlerinden gelen pazarlama ruhunu anlatan, eşsiz yaratıcılıklarını yaşamdan çok net örneklerle veren, bana göre iş yaşamı için bir başucu kitabı. En güzel tarafı ise her verilen örneğin son derece gerçekçi olması, deneyimlerle oluşturulması, son derece sade, anlaşılır bir dille yazılmış olması. Kendimi hala eğitim sınıfında Banu Hoca bizlere birşeyler anlatırken hissettim kitabı okurken&#8230; Karşılıklı bir sohbet, bir paylaşım içerisindeymişim gibi&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong>&#8220;Hayatın kendisi Pazarlama&#8221;</strong> diyen Banu Akın&#8217;ın kitabını sadece iş yaşamı ile ilişkilendirmek büyük haksızlık bence. Yaşamın her alanında kullanılabilecek güzel teknikler, bizlere; Türk insanına özgü örnekler ve sımsıcak hikayelerle dolu Delik Jeton. Sanki &#8220;Memleketimden İnsan Manzaraları&#8221; gibi&#8230; Ülkemizin farklı şehirlerinde, farklı şirketlerde yapılan güzel uygulamalar, yaratıcı ve çok çarpıcı fikirler, örnek alınması gereken çalışmalar anlatılıyor. İnsana  <strong>&#8220;Benim Hala Umudum Var&#8221;</strong> dedirtiyor tüm okuduklarım, başta kendim için!!!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><em>&#8220;İş hayatı gerçek bir savaştır. Hem de karşınızdaki düşman tek de değil. Sattığınız ürüne ya da hizmete göre bir tane de olabilir, 100 tane de..&#8221;</em> Aslına bakılırsa böylesine profesyonel cümlelerin yanı sıra benim kitapta en sevdiğim kısımlar Türk insanına özgü verilen örneklerdi; Bir bardak demleme çayın bile toplantılarda, anlaşmalardaki yeri, Türkler&#8217;le yapılan işlerde arkadaşlığın, dostluğun önemi  gibi&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><em>&#8220;Beceri işi iyi yapmak değil artık iyi yaptığın işi, iyi satmak&#8221;</em> Günümüz iş dünyasını ne kadar güzel özetliyor değil mi bu tek cümle? Bu yüzden hayatın kendisi pazarlama, bu yüzden pazarlamasız bir yaşam düşünemiyorum. Delik Jeton öylesine samimi bir kitap ki, kitabın en sonunda kitapta adı geçen gerçek kişilerin isimleri ve kim oldukları yazıyor tek tek.. Bazılarında ise <em>Banu&#8217;ca</em> kim oldukları paylaşılmış. Bu kısım bana nasıl sıcak geldi, okuduğum diğer pazarlama kitaplarını düşündüğümde&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><em>&#8220;Aslında satışın alasını biliriz biz, genlerimizde tarihimizde var. Düşünürsek eğer, dünyadaki ve tarihteki ilk AVM&#8217;yi biz kurmuşuz. Sene 1455. İstanbul&#8217;daki Kapalı Çarşı, Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmış, tarihteki ilk örnektir. 30.000 metrekarelik bir alana yayılmıştır üstelik. İpek Yolu bizim topraklardan geçer ve yol üzerinde belirli noktalarda alışveriş ve ticaret merkezleri oluşturulmuştur. Birlikler, loncalar gene bizim memlekette  görülür. Konu ticaret ve satmak olunca bizim topraklar çok tecrübelidir ancak tarihin bir yerinde &#8220;salmışız aklımızın iplerini&#8221;. Aslında bizim dünyaya öğreteceğimiz çok şey var&#8221;. *</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Türkiye&#8217;de yaşayan bir Türkiyeli olarak pazarlama alanında yazılan genellikle Amerikan kaynaklı onca kitabın arasında, bize özgü, son derece ilham verici ve gerçekçi örneklerle dolu Delik Jeton gerçekten de pazarlamanın Türk hali. Kitabın adı neden mi Delik Jeton? Kapak fotoğrafına bakınca bizler hakkında sizlere nasıl bir ipucu veriyor ? Daha fazlası için buyrun siz de bu doğal, sıcak eğitime katılın. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><em>*Banu Akın; Delik Jeton, Elma Yayınevi, Ekim 2011, Ankara</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><em><a href="http://www.banubilgolakin.com"><span style="color: #000000;">www.banubingolakin.com</span></a> </em></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nihansu.com/blog/?feed=rss2&#038;p=2040</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Minik Mucidim</title>
		<link>http://nihansu.com/blog/?p=1975</link>
		<comments>http://nihansu.com/blog/?p=1975#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Nov 2011 13:04:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nihansu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anneyim Bu Arada]]></category>
		<category><![CDATA[bayram tatili]]></category>
		<category><![CDATA[buluş]]></category>
		<category><![CDATA[çocukça buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[evdeki uğraşılar]]></category>
		<category><![CDATA[icat]]></category>
		<category><![CDATA[Mucit Macit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nihansu.com/blog/?p=1975</guid>
		<description><![CDATA[&#160; 80&#8242;li yıllarda Bulvar gazetesince yayınlanan karikatür ekinde çok sevdiğim bir tipleme vardı; &#8220;Mucit Macit&#8221;, benim nedense &#8220;Macit Mucit&#8221; olarak bahsettiğim tipleme&#8230; Varolan nesneleri yeniden icat eden ve her seferinde büyük bir heyecanla buluşunu sunan ama bu sırada başına türlü komik olaylar gelen muhteşem Mucit&#8230; Bu bayram tatili boyunca butçuğumun yaklaşık 30 sayfaya yakın okuma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/11/images.jpg"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1977" style="border: 5px solid black;" title="images" src="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/11/images.jpg" alt="" width="295" height="368" /></span></a></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">80&#8242;li yıllarda Bulvar gazetesince yayınlanan karikatür ekinde çok sevdiğim bir tipleme vardı; <strong>&#8220;Mucit Macit&#8221;,</strong> benim nedense &#8220;<strong>Macit Mucit&#8221;</strong> olarak bahsettiğim tipleme&#8230; Varolan nesneleri yeniden icat eden ve her seferinde büyük bir heyecanla buluşunu sunan ama bu sırada başına türlü komik olaylar gelen muhteşem Mucit&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bu bayram tatili boyunca butçuğumun yaklaşık 30 sayfaya yakın okuma ve yazma alıştırmalarını, kesip yapıştırma ile yapılan türlü sanatsal ev çalışmalarını dün itibariyle tamamlamanın verdiği huzur ile dün nihayet ailecek rahat bir nefes aldık. Ve hemen akabinde butçuk başladı kendince buluşlar yapmaya, evdeki alakasız materyaller ile birşeyler oluşturmaya&#8230; İstediği her türlü malzemeyi temin etmeye çalışarak hevesini kırmadım. Önce bir balon istedi, anlamadım ilk başta. Arabaları kendi kendine sürmekten sıkılmış, uzaktan kumandalı arabalar da açmıyormuş artık onu. Ve balonu, oyuncak bir araba ve plastik boru yardımı ile birbirine bağladı. Sonrasında balonu her şişirdiğinde zeminin üzerine bıraktı. Ve balondaki havanın boşalmasıyla birlikte ona bağlı olan araba da hareket etti. Önce şaşırdım sonra çok hoşuma gitti, kendi kendine bu çabaları&#8230; Ve onu bu sabah <strong>&#8220;Macit Mucit&#8217;im&#8221;</strong> diye sevdim, tuhaf tuhaf baktı bana, ben de anlattım bu karikatür kahramanını&#8230;</span></p>
<div class="mceTemp mceIEcenter" style="text-align: justify;">
<dl id="attachment_1983" class="wp-caption aligncenter" style="width: 523px;">
<dt class="wp-caption-dt"><span style="color: #000000;"><a href="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/11/SAM_3751.jpg"><span style="color: #000000;"><img class="size-large wp-image-1983 " style="border: 5px solid black;" title="SAM_3751" src="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/11/SAM_3751-1024x386.jpg" alt="" width="513" height="217" /></span></a></span></dt>
<dd class="wp-caption-dd"><span style="color: #000000;">Butçuğumun Balon Havası ile İlerleyen Arabası</span></dd>
</dl>
</div>
<p>&nbsp;</p>
<div id="attachment_2029" class="wp-caption aligncenter" style="width: 514px"><span style="color: #000000;"><a href="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/11/SAM_37532.jpg"><span style="color: #000000;"><img class="size-large wp-image-2029 " style="border: black 5px solid;" title="SAM_3753" src="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/11/SAM_37532-933x1024.jpg" alt="" width="504" height="443" /></span></a></span><p class="wp-caption-text">Minik İcadı ile Butçuk</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;">Geçen yıl anasınıfındayken bir meslek grubunu temsil eden kıyafetlerle okula gitmesi istenmişti butçuğumun. İlk söylediği şey <strong>&#8220;Bilim Adamı</strong> <strong>olmak istiyorum&#8221;</strong> olmuştu. Eldeki imkanlarla onu bilim adamı kılığına sokmaya çalışmıştık, daha çok şapşal profesöre benzese de kendisi pek mutlu olmuştu.</span></p>
<div class="mceTemp mceIEcenter" style="text-align: justify;">
<dl id="attachment_1980" class="wp-caption aligncenter" style="width: 252px;">
<dt class="wp-caption-dt"><span style="color: #000000;"><a href="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/11/SAM_3028.jpg"><span style="color: #000000;"><img class="size-large wp-image-1980" style="border: 5px solid black;" title="SAM_3028" src="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/11/SAM_3028-565x1024.jpg" alt="" width="242" height="419" /></span></a></span></dt>
<dd class="wp-caption-dd"><span style="color: #000000;">Macit Mucit&#8217;im&#8230;</span></dd>
</dl>
</div>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Benim için bayramın en tatlı şekeri; İşte benim minik bilim adamım, evimizin minik Mucit Macit&#8217;i&#8230;</span></p>
<div class="mceTemp mceIEcenter" style="text-align: justify;">
<dl id="attachment_1982" class="wp-caption aligncenter" style="width: 259px;">
<dt class="wp-caption-dt"><span style="color: #000000;"><a href="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/11/SAM_3033.jpg"><span style="color: #000000;"><img class="size-large wp-image-1982" style="border: 5px solid black;" title="SAM_3033" src="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/11/SAM_3033-960x1024.jpg" alt="" width="249" height="257" /></span></a></span></dt>
<dd class="wp-caption-dd"><span style="color: #000000;">Şapşal Profesörüm</span></dd>
</dl>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nihansu.com/blog/?feed=rss2&#038;p=1975</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bayram Şekeri</title>
		<link>http://nihansu.com/blog/?p=1958</link>
		<comments>http://nihansu.com/blog/?p=1958#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Nov 2011 10:27:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nihansu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ordan Burdan İçimden]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara'da Bayram]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[Bayram kutlaması]]></category>
		<category><![CDATA[Can Yücel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nihansu.com/blog/?p=1958</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Ankara&#8217;da bir bayram daha&#8230; Yollar sokaklar bomboş, herkes bir yerlere gidivermiş. Oysaki biz inatla ve azimle başkenti bayram boyunca bekleme kararı aldık ailecek yine&#8230; Büyüklere yapılan ziyaretler, baklavalar, arkadaş ziyaretleri, evde film seansları, geç kahvaltı keyfi derken bir bayram tatili daha sıcacık ama huzurla dolu geçiyor. Birkaç gündür sosyal paylaşım sitelerindeki bayram mesajlarını, yazıları takip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/11/16535_189187824014_518764014_2876014_2353121_n.jpg"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1961" style="border: 5px solid black;" title="16535_189187824014_518764014_2876014_2353121_n" src="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/11/16535_189187824014_518764014_2876014_2353121_n.jpg" alt="" width="430" height="320" /></span></a></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;">Ankara&#8217;da bir bayram daha&#8230; Yollar sokaklar bomboş, herkes bir yerlere gidivermiş. Oysaki biz inatla ve azimle başkenti bayram boyunca bekleme kararı aldık ailecek yine&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Büyüklere yapılan ziyaretler, baklavalar, arkadaş ziyaretleri, evde film seansları, geç kahvaltı keyfi derken bir bayram tatili daha sıcacık ama huzurla dolu geçiyor.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Birkaç gündür sosyal paylaşım sitelerindeki bayram mesajlarını, yazıları takip ediyorum. Birbirinden yaratıcı mesajlar, anlamlı yazılar var pek çok. Ve beni yukarıda paylaştığım gibi güldüren pek çok duvar yazısı&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Oysa benimkisi sade ve samimi bir şekilde bayram kutlaması;</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Herkese mutlu, çok mutlu bayramlar&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #000000;">******************************************</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em><strong>(Bayramı çok güzel anlatan Can Yücel&#8217;den&#8230;.)</strong></em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Nefes almak <strong>bayram</strong>dır mesela; günün birinde soluksuz</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>kalınca anlar insan&#8230;</em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Görmenin nasıl bir <strong>bayram</strong> oldugunu karanlık öğretir;</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>sevmeninkini yalnızlık&#8230;</em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Sızlamayan her organ, hele de burun diregi <strong>bayram</strong>dır.</em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><em><strong>Bayram</strong>dır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayip &#8220;çok sükür bugünü de gördük&#8221; diyebilmek&#8230;</em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Sevdiklerinle geçen her gün <strong>bayram</strong>dır.</em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Yoğun bakımda sancılı geceyi ya da kangren olmus bir</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>ilişkiyi bitirmek de öyle&#8230;</em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><em>En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun köşesini</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>bölmek, korktuğunda güvendigine sarılabilmek,</em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><em><strong>Dara </strong><strong>düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır.</strong></em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Bir sürpriz paketinden çıkan hediye, tatlı bir şekerlemede</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>üstüne serilen battaniye, saçlarini müşfik bir sevgiyle okşayan anne <strong>bayram</strong>dır.</em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><em>&#8220;Ona güvenmistim, yanılmamışım&#8221; sözü <strong>bayram</strong>dır.</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak <strong>bayram&#8230;</strong></em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Yeni eve asılan basma perdeler, alın teriyle kazanılmış</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>ilk rızkın konduğu çerçeveler, yüklü bir borcun son</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>taksiti ödenirken sıkılan eller <strong>bayram</strong>dır.</em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><em>E</em><em>vde yalnızlığı noktalayan insan nefesi, akşam kapıda</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>karşılayan yavuklu busesi, sevdalı bir elin tende gezmesi,</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi <strong>bayram</strong>dır.</em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><em><strong>Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta</strong></em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em><strong>ölebilmek bayram..</strong></em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Bunların kadrini bilirseniz, kıymet bilmeyi öğrenirseniz her gününüz <strong>bayram</strong> olur.</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Meraklanmayın, öyledir diye size deli demezler.</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Deseler de böyle delilik, <strong>bayram</strong> artığı günlerdeki nankör akıllılıktan evladır.</em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><em><strong>Her gününüz bayram olsun..!</strong></em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nihansu.com/blog/?feed=rss2&#038;p=1958</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8230;.. Sözün Bittiği Yer &#8230;&#8230;</title>
		<link>http://nihansu.com/blog/?p=1942</link>
		<comments>http://nihansu.com/blog/?p=1942#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Oct 2011 15:16:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nihansu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ordan Burdan İçimden]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[şehit]]></category>
		<category><![CDATA[terör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nihansu.com/blog/?p=1942</guid>
		<description><![CDATA[Hiç yazmadım bugüne, bu an&#8217;a kadar, sustum, sessiz izleyici oldum çoğunlukla, içimden lanet okuyarak, gözyaşlarımı içime akıtarak izledim haber bültenlerini&#8230; Bugün ise -neden bugün bilmiyorum- içimden haykırmak geliyor, bildiğim tüm tumturaklı küfürleri savurmak geliyor, ağlayan her anne için, babasını yitirmiş her çocuk, eşini kaybetmiş her kadın için ağlamak istiyorum. Belki yazarsam içimdeki nefreti ben de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Hiç yazmadım bugüne, bu an&#8217;a kadar, sustum, sessiz izleyici oldum çoğunlukla, içimden lanet okuyarak, gözyaşlarımı içime akıtarak izledim haber bültenlerini&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bugün ise -neden bugün bilmiyorum- içimden haykırmak geliyor, bildiğim tüm tumturaklı küfürleri savurmak geliyor, ağlayan her anne için, babasını yitirmiş her çocuk, eşini kaybetmiş her kadın için ağlamak istiyorum. Belki yazarsam içimdeki nefreti ben de unutmam, balık hafızalı bizler gibi&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Nereyi açsam bilgisayarın başında, hep terörün son korkunç yüzü çıkıyor karşıma. Biliyorum ilk değil, dilerim son olur. Herkes içindeki öfkeyi dile getiriyor, bir arkadaşım yazmış; <strong>&#8220;Yeni bir haber yok ölümden başka&#8221;</strong> diye&#8230; Senelerdir doğuda kanayan bir yaramız var, doğu denilince neden aklıma hep ölüm geliyor? Askerlik neden hafızamda şehit olmak ile eş tutuluyor? Sade, sıradan bir vatandaş olarak sormak istiyorum bazen bunları, kim kazıdı bunları belleğime?  Üç beş gün sonra başka bir şehit haberi gelince mi hatırlayacağız yine, unutmak bu kadar kolay mı? Neler unutulmuyor ki bu ülkede? Herşey yapanın yanına kar kalmıyor mu?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ben unutmadım ama unutmak da istemiyorum 15 Ağustos 1984&#8242;de ilk şehit Süleyman Şahin&#8217;i. Başbağlar Köyü baskınını da unutmuyor hafızam, şehit cenazelerine sarılmış anne babalar, asker kıyafeti giymiş çocuklar  da gitmiyor gözümün önünden tam 27 yıldır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Açılım? Üzerine binlerce masum insanın kanı damlamış bir açılımı kim ne yapsın?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">İşyerindeki arkadaşlarımdan birinin elinde bir fotoğraf;  Hakkari dağ komando olarak yapmış askerliğini, 17 kişilik timinin fotoğrafı, hepsine bakıyorum, her birinin yüzüne&#8230; Sadece üç kişi memleketine sağ olarak dönebilmiş. Elimde bir fotoğraf karesinden bana bakıyorlar. Yaşasalardı kaç yaşında olacaklardı diye düşünüyorum.  Bir kez daha lanet ediyorum.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Unutulmasın, unutmayalım istiyorum, hafızama kazınan bu günahsız beden ile, bir kez daha&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"> </span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><a href="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/imagesCAUL1FCL.jpg"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1944" style="border: black 5px solid;" title="imagesCAUL1FCL" src="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/imagesCAUL1FCL.jpg" alt="" width="192" height="263" /></span></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">İçim acıyor, yine susuyorum, yine sözün bittiği yerdeyim&#8230;.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"> </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nihansu.com/blog/?feed=rss2&#038;p=1942</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şimdi Okullu Oldu/k</title>
		<link>http://nihansu.com/blog/?p=1913</link>
		<comments>http://nihansu.com/blog/?p=1913#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Oct 2011 14:50:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nihansu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anneyim Bu Arada]]></category>
		<category><![CDATA[elyazısı]]></category>
		<category><![CDATA[ilköğretim]]></category>
		<category><![CDATA[ödev]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[uyum haftası]]></category>
		<category><![CDATA[veli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nihansu.com/blog/?p=1913</guid>
		<description><![CDATA[  Bir konferans salonu ve salonu dolduran heyecanlı anne babalar&#8230; Bu yıl kuzucukları ilkokula başlamış. Çankaya Üniversitesi öğretim üyesi  danışmanımız anlatıyor, sorular soruyor. Konferans salonundaki yeni velilerden biri de benim. Gözlerimizi kapatıp geçmişe götürmek istiyor bizleri değerli konuşmacı. Benim için ne kadar kolay aslında geçmişe dönmek, sürekli geçmişle iç içe yaşayan biri olarak&#8230; Kimisi &#8220;Hatırlamıyorum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"> </p>
<div id="attachment_1931" class="wp-caption aligncenter" style="width: 497px"><a href="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/NK.jpg"><img class="size-large wp-image-1931" style="border: black 5px solid;" title="NK" src="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/10/NK-1024x619.jpg" alt="" width="487" height="292" /></a><p class="wp-caption-text">1985 ve 2011</p></div>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bir konferans salonu ve salonu dolduran heyecanlı anne babalar&#8230; Bu yıl kuzucukları ilkokula başlamış. Çankaya Üniversitesi öğretim üyesi  danışmanımız anlatıyor, sorular soruyor. Konferans salonundaki yeni velilerden biri de benim. Gözlerimizi kapatıp geçmişe götürmek istiyor bizleri değerli konuşmacı. Benim için ne kadar kolay aslında geçmişe dönmek, sürekli geçmişle iç içe yaşayan biri olarak&#8230; Kimisi <strong>&#8220;Hatırlamıyorum çok uzun zaman geçti&#8221;</strong> diyor kimi de benim gibi <strong>&#8220;Dün gibi hatırlıyorum&#8221;</strong> diyor ve başlıyor deneyimlerini paylaşmaya. Her zaman olduğu gibi sessiz dinleyicilerden biriyim salonda. Kendi içimden soruları yanıtlıyorum;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong>&#8220;İlkokula başlamadan bir gece önce uyumaya çalışırken neler hissettiniz?&#8221;</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong>&#8220;Yaşasın, artık benim de bir okul çantam, kalemlerim, kitaplarım oldu&#8221;</strong> diye nasıl da mutluluk içerisindeyim. Benden 2 yıl evvel ilkokula başlamış olan ağabeyimin okul çantasını ilk gördüğümde hissettiğim kıskançlığı daha dün gibi hatırlıyorum, bir gece önce de ne kadar heyecanlı olduğumu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Şimdi gelelim en önemli soruya: <strong>&#8220;Sizi okula kim götürdü?&#8221;</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Annem öğretmendi ve onun da okulun ilk günü kendi öğrencileri ile birlikte olması gerektiğinden beni okula annem götürmedi, babam da gelemedi, beni o yıl 3. sınıfta olan sevgili ağabeyime emanet ettiler. Annem öğretmen çocuğu olmanın ayrıcalığını yaşamayalım diye beni de ağabeyimi de kendi çalıştığı okula değil bir başka okula yazdırmıştı. Aslında düşünüyorum da ne kadar da doğru bir kararmış. Ve benim sevgili <strong>&#8220;extra large&#8221;</strong> ağabeyim okulun ilk günü o kalabalıkta okul bahçesinde arkadaşlarını görünce beni unutuvermişti. Okuma yazma bilmeyen henüz 6,5 yaşındaki ben, herkesin yanında anne ve babasını gördükçe üzülmüş ama ağlamamış kendi çabamla sınıfımı bulmaya çabalamıştım ve sonuçta anonsları dinleyerek  öğretmenimin adını ve şubemi öğrenmiştim. Ancak gelin görün ki o kocaman binada sınıfımı bulabilecek kadar büyük ve cesur değildim. Kalabalık dağılıp da herkes sınıflarına çekildiğinde çölde serap gören bedevi gibi bir anda babamı karşımda görünce de tüm o kendini tutma, ağlamama çabalarım bir anda son bulmuş babama koşarken hıçkıra hıçkıra ağlamıştım. Ehh sanırım sevgili babam oğlunun bu konudaki vurdumduymazlığını bildiğinden veya tahmin ettiğinden işyerinden bir süreliğine yanıma gelivermişti ne yaptığımı merak ederek&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong>&#8220;Önlüğünüz nasıldı?&#8221;</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Siyahtı, simsiyah ama beyaz ponponlu çoraplarım vardı ve de kolalanmış bembeyaz yakam.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong>&#8220;Tanıştığınız ilk arkadaşınızın adı neydi, o gün nasıl hava nasıldı?&#8221;</strong> sorularını ise ben bile hatırlayamıyorum. Sadece sınıfımı bulmak ve o kalabalıktan alnımın akıyla çıkabilmek gayretiyle dolu olduğumdan bunlar benim için çok küçük ayrıntılar olarak kaldı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">28 yıl öncesinden bahsediyorum, ne çok şey değişmiş. Sadece eğitim sistemimiz değil, tüm uygulamalar, öğrenciler hatta veliler de değişmiş.  Veliler ise başlı başına bir yazı konusu aslında; Henüz birinci sınıfta olan çocuğunun İngilizce herhangi bir kelimeyi bilmediğinde okulu eleştiren velilerden tutun da, daha bir hafta sonunda acaba çocuğumun neye yetenekleri var diye öğretmenine soranlar&#8230; Her veli toplantısı sonrası aynı hisse kapılıyorum acaba onlar normal de ben mi uzaylıyım? Yani ne kendimi o sınıfta hissedebiliyorum ne de sorulan sorular ve konuşulanlar bana anlamlı geliyor. Toplantı sırasında bir anda ayağa kalkıp <strong>&#8220;Ya bi gidin yaa&#8221;</strong> diyesim geliyor. İlgisiz bir anne ve ilgisiz bir veli olmadığımı biliyorum ancak herşeyde olduğu gibi bu ilginin de bir dozu olmalı bana göre. Biraz çocuğu özgür bırakmak, kendi keşiflerini kendisinin yapmasını sağlayarak sadece yönlendiren bir veli olmak tercihim. Tüm veliler birbirlerini ve diğer çocukları tanırken ben kimseyi tanımamış olmamı da kafama takmıyorum. Okul tarafından istenen kırtasiye malzemelerini oğlumun dolabına yerleştirirken uhunun, kalemin bile üzerine etiket yapıştırıp yerleştirenlere baktıkça <strong>&#8220;Yok yok ben kesin uzaylıyım&#8221;</strong> diyorum bir kez daha.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Önceden tüm sınıflar aynı gün okula başlarken şimdilerde ilkokul birinci sınıflar bir hafta erken açıyor kapılarını; uyum haftası adı. Uyum haftası boyunca toplantılar, görüşmeler, bilgilendirmeler, etkinlikler yapılıyor. Uyum sağlayabildik mi henüz bilemiyorum. Bilemiyorum çünki velilere verilen ödevlerle uyumsuzluğum devam ediyor. Geçen gün butçuğun çantasından bir not çıktı; <strong>&#8220;Sayın Veli&#8221;</strong> diye başlıyordu. Ve notta velilerden istenilen ödev yazıyordu. Ertesi sabah evdeki malzemelerle   bir uçak ve robot adam yapılmıştı eşim tarafından. Neyseki evde birimizin eli bu işlere yatkın.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Amacım herhangi bir kıyas yapmak ya da kendi zamanımdaki eğitim sistemini savunmak değil. Sadece bir anne, bir veli ve zamanında öğrenci olmuş biri olarak kendimce akla yatkın bulmadıklarımı ifade etmeye çabalıyorum. Ödev denilen öğrenci için sevimsiz aktivitenin öğrenciye mahsus olmasını düşünüyorum. Öğrenci-veli işbirliği ile yapılan ödevlere şiddetle karşı çıkmakla beraber el mahkum bu sisteme ayak uydurup akşam evdeki vaktimin çoğunu buna harcıyorum.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Annem öğretmendi demiştim ya, okumayı söktüğümü neredeyse 2 hafta sonra farketti, bir kez olsun ödev yap dediğini bilmem, ya da ders çalış telkinlerini&#8230; Gerek kalmazdı buna, kendi kendime yapabilirdim ödevlerimi, üzerime düşülmediğinden kendi sorumluluklarımı alabilmeyi de öğrenmiştim.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Butçuğum artık okullu oldu ama sadece O değil ben de biz de yeniden okullu olduk. İçimdeki hisler ben bu konu üzerine daha çok yazı yazarmışım diyor bana.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ve bugünlerde yeniden el yazısı öğrenmeye çalışıyorum, el yazısındaki harfleri tanıyorum. İster istemez haftada sadece iki saat olan güzel yazı dersini özlemle anıyorum, hatta siyah önlüğümü, beyaz yakamı ve beyaz ponponlu çoraplarımı bile&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Okullu olan ve sınıfları dolduran tüm çocuklara ve onların velilerine can-ı gönülden başarılar ve kolaylıklar diliyorum. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"> </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nihansu.com/blog/?feed=rss2&#038;p=1913</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk Tesadüfleri Sever</title>
		<link>http://nihansu.com/blog/?p=1605</link>
		<comments>http://nihansu.com/blog/?p=1605#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Sep 2011 20:26:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nihansu</dc:creator>
				<category><![CDATA[BeyazPerde & BeyazCam Yansımaları]]></category>
		<category><![CDATA[80'li yıllar]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[aşk filmi]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Günsür]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[tesadüf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nihansu.com/blog/?p=1605</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Başroldeki kız sevgilisini aldatmasaydı o kaza olur muydu?&#8221; &#8220;Kızın sevgilisinin annesi, yemekte, kızın meslek seçimi üzerine  düşüncelerini söylemeseydi kız sevgilisini aldatır mıydı?&#8221; Her seçim, her bir yöneliş farklı bir yol haritası ve farklı yöne bir kurgu. Aşk tesadüfleri seviyor, sadece aşk değil hayatın ta kendisi de&#8230; O olmasaydı böyle olmazdı, şu yaşanmasaydı bu da gerçekleşmezdi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong><a href="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/09/ask-tesadufleri-sever.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1899" style="border: 4px solid black;" title="ask-tesadufleri-sever" src="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/09/ask-tesadufleri-sever.jpg" alt="" width="290" height="298" /></a></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong>&#8220;Başroldeki kız sevgilisini aldatmasaydı o kaza olur muydu?&#8221;</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong>&#8220;Kızın sevgilisinin annesi, yemekte, kızın meslek seçimi üzerine  düşüncelerini söylemeseydi kız sevgilisini aldatır mıydı?&#8221;</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Her seçim, her bir yöneliş farklı bir yol haritası ve farklı yöne bir kurgu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Aşk tesadüfleri seviyor, sadece aşk değil hayatın ta kendisi de&#8230; O olmasaydı böyle olmazdı, şu yaşanmasaydı bu da gerçekleşmezdi cümleleriyle dolu yaşam serüvenimiz. Sanki bir kobay faresi gibi bir labirentin içindeyiz, labirentin birden çok çıkış kapısı var. Bizler ise fareler misali dolanıp duruyoruz ve kendi irademizle o yollardan birini tercih ediyoruz. Kiminde yolda önümüze bir kalıp peynir var diye kiminde o yol daha kısa diye veya daha aydınlık diye çiziveriyoruz rotamızı. Yollar seçimlerimiz, yolumuzu seçtiren sebebimiz. Ve Tanrı gülümsüyor <strong>&#8220;İşte&#8221;</strong> diyor,<strong> &#8220;Yine tesadüf dedi buna  insancıklar&#8221;.</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Güzel film<strong> &#8220;Aşk Tesadüfleri Sever&#8221;</strong>. Nasılsa vizyona girdi ve bitti, seyretmeyen sayısı azdır düşüncesiyle özgürce yazacağım, film hakkında herhangi bir ipucu veririm endişesi taşımadan&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Vizyona girecek olan filmlerin fragmanlarını izlemeden sadece adıyla bile beni çeken bir film. 4 Şubat&#8217;da gösterime girdiği ilk hafta kız arkadaşlarımla sinemada izlediğim, onların gözyaşlarına mendil uzatıp <strong>&#8220;Acaba ben duygusuz muyum?&#8221;</strong> diye düşündüğüm tesadüfi bir aşk filmi. Bana göre ise aşk filmi değil. Filmi, aşk filmleri kategorisine koyamadım. Film herşeyden önce bir Ankara filmi. Yaşadığım şehir ne kadar da güzelmiş dedirten görüntülerle dolu. 80&#8242;li yıllarda çocuk olmanın da filmi aynı zamanda. Müzikler ve çekimler gerçekten çok başarılı. Her gün geçtiğim caddelerin beyaz perdede yansıtılışı etkileyici.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Çok ince dokundurmalar var filmde; kaçırılan bir trenin aslında kaçırılan büyük bir aşk olduğunun, bir kazanın aslında bir diğerinin yaşamına sebep olduğunun ince dokunuşları bunlar&#8230; Aynı anda aynı yerde bulunup da karşılıklı geçmenin aslında  hayatının aşkından da geçmek olduğunu seyircinin yüzüne vuran bir film her karede.  Ve ne olursa olsun, nerede bulunulursa bulunulsun aşk karar verdiyse iki kalbi buluşturmaya öyle ya da böyle emeline ulaşıyor, er ya da geç dedirten bir film. Aşk tesadüfleri seviyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Kaderi sorgulatıyor film çoğunlukla. Bize yazılmış olan kaderi mi yaşıyoruz yoksa biz mi kaderimizi belirliyoruz? Cevabı mı? Filme göre aşk, kader kavramından bağımsız, kendi öyküsünü kendi yazıyor. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Çocukluğuma gittim filmde, sefer taslarına, sokakta oynanan oyunlara, stüdyoda çekilen haftalık fotoğraflara&#8230; Ankara&#8217;yı daha bir sevdim daha bir benimsedim. Tüm filmlerin hep neden İstanbul&#8217;da geçtiğine anlam veremezdim. Amerikan filmlerinden hiç gitmesek de görmesek de Empire State&#8217;i, San Francisco&#8217;nun yokuşlu yollarını, Seattle&#8217;ın dinmeyen yağmurlarını, Los Angeles&#8217;ın silüetini nasıl olur da bilebilirken yerli yapımlarda bu tür bir kültür aşılamasının yapılamadığını da düşündüm. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Geçenlerde ikinci kez evde eşime izlettim filmi. İşte bu kez ağladım katıla katıla&#8230; Baba-oğul diyaloğunda ergenlik bunalımlarının yaşanmasına, dede-torun ilişkisine, bir günlük tutmanın insanın hayatındaki değişimlerine ve yakılan anılara da ağladım. Ve ikinci kez izlediğimde aşk filmi olmadığını düşündüğüm aşka ağladım. Aşk gerçekten tesadüfleri seviyor. </span></p>
<p style="text-align: justify;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nihansu.com/blog/?feed=rss2&#038;p=1605</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Samsun&#8217;da Bir Tatlı Huzur</title>
		<link>http://nihansu.com/blog/?p=1554</link>
		<comments>http://nihansu.com/blog/?p=1554#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Aug 2011 11:02:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nihansu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Canım Ailem]]></category>
		<category><![CDATA[Çalıkuşu Döner]]></category>
		<category><![CDATA[Çiftlik Caddesi]]></category>
		<category><![CDATA[huzur]]></category>
		<category><![CDATA[Kuğu Pastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Latin Cafe]]></category>
		<category><![CDATA[Samsun]]></category>
		<category><![CDATA[Samsunlu olmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nihansu.com/blog/?p=1554</guid>
		<description><![CDATA[Kelimenin tam anlamı ile ruhumu dinlendirdim Samsun&#8217;da, baba evinde&#8230; Babamın dillere destan bahçesi, yemyeşil çimenler, denizin kokusu, ılık rüzgar, sevdiğim insanlar, elimden hiç düşmeyen kitabım ve kahvem ile bir süreliğine herşeyi durdurdum, beklemeye aldım; iş stresini, ev işlerini, koşuşturmaları, yapılması gerekenleri, alınan notları, hepsini bir haftalığına erteledim. Seneler sonra en yakın arkadaşımla yeniden Çiftlik Caddesi&#8217;nde yürüdük, bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Kelimenin tam anlamı ile ruhumu dinlendirdim Samsun&#8217;da, baba evinde&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Babamın dillere destan bahçesi, yemyeşil çimenler, denizin kokusu, ılık rüzgar, sevdiğim insanlar, elimden hiç düşmeyen kitabım ve kahvem ile bir süreliğine herşeyi durdurdum, beklemeye aldım; iş stresini, ev işlerini, koşuşturmaları, yapılması gerekenleri, alınan notları, hepsini bir haftalığına erteledim.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Seneler sonra en yakın arkadaşımla yeniden Çiftlik Caddesi&#8217;nde yürüdük, bu kez yanımızda iki butçuk ile&#8230; Hatırlıyorum da deniz kenarında yaptığımız uzun yürüyüşlerde, geleceğe dair hayaller kurardık, üniversite bitmiş, evlenmişiz, çocuklarımız olmuş, çocuklarımız arkadaşlık ediyormuş ve biz yeniden Samsun&#8217;da imişiz. Şimdilerde bunların hiçbiri hayal değildi, meğerse o hayalleri kurduğumuz zamanların aslında hayatımızın en kolay yılları olduğunu farkedememişiz. İki butçuğun devamlı haylazlıkları, yerlerinde duramadan sürekli koşuşturmaları, hiç susmamaları derken biz ne konuştuğumuzu anlayabildik ne de bir arada olabilmenin keyfini çıkarabildik. Yıllar önce hep gittiğimiz Latin Cafe&#8217;nin olduğu yere baktık, yerinde yeller esiyordu, Kuğu Pastanesi&#8217;ni aradı gözlerimiz o da yoktu. Neyseki değişmeyen bir klasikti Çalıkuşu ve hep beraber tadını çıkardık. Bu yazılanları ancak benim dönemimde Samsun&#8217;da yaşayanların anlayabileceğini biliyorum ama bu yazmama engel olamıyor. Doya doya memleket kokusu çektim içime. İnsan uzakta kaldığında ancak anlayabiliyor değerini. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Tam 18 yıl olmuştu annemle babamın kendilerine bu evi alıp da bahçe ile uğraşmaya başlamaları&#8230; İlk taşındığımızda ağabeyimle ben, nasıl da hayal kırıklığına uğramıştık, etrafta tek bir ev yoktu, ulaşım sıkıntılıydı ve biz çok sıkılıyorduk. Şimdi düşününce çocuklarımız için nasıl da bulunmaz bir nimetmiş bizim ev. Sabah uyanır uyanmaz yemyeşil çimenlerde yalınayak yürümek, dalından koparıp mis kokulu domatesleri, biberleri kahvaltının baş aktörü yapmak, ellerimizi boyasa da doyasıya böğürtlen yiyebilmek, ayaklarımızı uzatıp serin akşamlarda sıcacık sohbetler yapabilmek&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ara sıra böyle zamanı durdurmak gerek, herşeyi ertelemek, düşünmemek, huzur bulunan bir yere kaçmak gerekiyor, bahçenin dışında yaşam tüm acımasızlığıyla ya da ana haber bültenlerindeki dayanılmaz iç karartıcı haberlerle dolu olsa da tüm bunlara bir süreliğine kulakları tıkamak gerekiyor belki de&#8230; Kısaca ruhu huzurlandırmak, dinlendirmek&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bir tatlı huzur almaya gittim Samsun&#8217;dan, bir nefes aldım, darısı herkesin huzur bulabileceği yerlerde başına&#8230;</span></p>
<div id="attachment_1561" class="wp-caption aligncenter" style="width: 562px"><a href="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/08/SAM_3463.jpg"><img class="size-large wp-image-1561 " style="border: black 4px solid;" title="SAM_3463" src="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/08/SAM_3463-1024x557.jpg" alt="" width="552" height="275" /></a><p class="wp-caption-text">Babamın Bahçesinden</p></div>
<div id="attachment_1563" class="wp-caption aligncenter" style="width: 539px"><a href="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/08/SAM_34622.jpg"><img class="size-large wp-image-1563 " style="border: black 4px solid;" title="SAM_3462" src="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/08/SAM_34622-1024x520.jpg" alt="" width="529" height="264" /></a><p class="wp-caption-text">Bahçedeki Kuzucuklar</p></div>
<div class="mceTemp mceIEcenter">
<div id="attachment_1564" class="wp-caption aligncenter" style="width: 290px"><a href="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/08/SAM_3478.jpg"><img class="size-large wp-image-1564   " style="border: black 4px solid;" title="SAM_3478" src="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/08/SAM_3478-768x1024.jpg" alt="" width="280" height="392" /></a><p class="wp-caption-text">Bizimkiler Mangal Sefasında</p></div>
<div class="mceTemp mceIEcenter"> </div>
<div class="mceTemp mceIEcenter">
<div id="attachment_1592" class="wp-caption aligncenter" style="width: 504px"><a href="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/08/nnn1.jpg"><img class="size-large wp-image-1592  " style="border: black 4px solid;" title="nnn" src="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/08/nnn1-1024x570.jpg" alt="" width="494" height="269" /></a><p class="wp-caption-text">Babacığım ve Anneciğim İle</p></div>
<div class="mceTemp mceIEcenter"> </div>
<div class="mceTemp mceIEcenter">
<div id="attachment_1597" class="wp-caption aligncenter" style="width: 578px"><a href="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/08/SAM_35122.jpg"><img class="size-large wp-image-1597 " style="border: black 4px solid;" title="SAM_3512" src="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/08/SAM_35122-1024x559.jpg" alt="" width="568" height="307" /></a><p class="wp-caption-text">Yıllar Sonra Yine Samsun&#39;da</p></div>
</div>
<div class="mceTemp mceIEcenter"> </div>
</div>
<div id="attachment_1582" class="wp-caption aligncenter" style="width: 482px"><a href="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/08/SAM_35281.jpg"><img class="size-large wp-image-1582 " style="border: black 4px solid;" title="SAM_3528" src="http://nihansu.com/blog/wp-content/uploads/2011/08/SAM_35281-1024x707.jpg" alt="" width="472" height="309" /></a><p class="wp-caption-text">Ruhu Dinlenmiş Ben</p></div>
<p>&nbsp;</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nihansu.com/blog/?feed=rss2&#038;p=1554</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

