Kimseden Gidemem

 

untitled

Merak ediyorum acaba yaşla doğru ya da ters bir orantısı var mı insanları yaşamımızdan çıkarmanın?

Yani yaş ilerledikçe etrafımızdaki insanların sayısı azalır mı? Daha mı seçici oluruz? Yoksa tam tersi yaş ilerledikçe dostlar da çoğalır mı? Peki başka bir şekilde sorayım; Bir insanı silmenin, hiç yokmuş gibi saymanın yaşla  ilgisi ne ölçüdedir?

Yaş ilerledikçe daha mı tahammülsüz oluruz yoksa daha mı anlayışlı ve kabullenici… Kim bilir belki bunların hiç birinin yaşla ilgisi yoktur, 20’li yaşlarda ne isek 40’lı yaşlarda da o oluyoruzdur.

Bir şarkı var çok severim sözlerini sanki benim için yazılmış gibi… Tam da orada anlatıldığı gibi duygularım.

Sanırım benim için yaşın hiç bir önemi yok, silmek veya geri almak benim için hep çok zor olmuştur, her yaşımda her dönemimde… Ne kolay silebiliyorum ne de kolay geri alabiliyorum, unutabiliyorum. Kinci olmamak, kin tutmamak ile unutmamak ama devam etmek arasında ince bir çizgi var bana göre. Unutmasam da kin tutmuyorum ama unutmuyorum. Silmek.. Kolay değil ama siliniyor, sanırım yaşımla tek ilgisi giderek silmeye değer gördüğüm kişi sayısının artması.. Dostlar çoğalıyor evet ama gerçekten dost olanlar kalıyor.

Siz siz olsun hangi yaşta ve nasıl olursanız olun hep dostça kalın, dostlarla kalın.

Şarkı mı? İşte beni anlatıyor sözleri..

“Bazen daha fazladır her şey
Bir eşikten atlar insan
Yüzüne bakmak istemez yaşamın
O kadar azalmıştır anlam

O zaman hemen git radyoyu aç bir şarkı tut
Ya da bir kitap oku mutlaka, iyi geliyor
Ya da balkona çık bağır, bağırabildiğin kadar
Zehir dışarı akmadan yürek yıkanmıyor 

Bir şiirden, bir sözden
Bir melodiden, bir filmden
Geçirip güzelleştirmeden can dayanmıyor
Yıldızların o ışıklı fırçası azıcık değmeden
Bu şahane hüzün tablosu tamamlanmıyor 

Ama fazla da üzülme, hayat bitiyor bir gün
Ayrılıktan kaçılmıyor
Hem çok zor hem de çok kısa bir macera ömür
Ömür imtihanla geçiyor

Ben bu yüzden hiç kimseden gidemem gitmem
Unutmam acı tatlı ne varsa hazinemdir
Acının insana kattığı değeri bilirim küsemem
Acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir”

 

Share
Bu yazı Ordan Burdan İçimden kategorisine gönderilmiş ve , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Kimseden Gidemem için 4 cevap

  1. gülsen Varol der ki:

    Ah be Nihan.. ahh benim güzel orkidem.. inanıyorum ki (hatta eminim) her okuyan “sanki beni anlatmışsın” diyecek.. Belki deme cesareti gösteremeyecek ama her okuyan böyle düşünecek.. Ben mi? gülerek okudum.. neye ya da neresine mi? Bak kısaca(!)anlatayım.:)) Senin ve senin tüm yaşıtlarının düşündüğü gibi 40 yaşın yaşlılıkla yakından uzaktan bir ilgisi yoktur.. Her genç, bu yaşta nedense bu züppelikten kendisini kurtaramaz.. 40 yaş, insan hayatında bir dönemim başlangıcıdır..(neyin olduğunu biliyorsun) ama asla bir yaşlılığın değil.. O dediğin 60 dan sonradır.. yani maymun devri başladıktan sonra.. hani estetik cerrahları trilyoner yapan dönem!! İşte o zaman silinecek/saklanacak/çıkartılacak/hatırlanacak gibi işlemlere gelir sıra.. Ama inan bana buna da gerek kalmaz.. Bakarsın ki ilahi bir güç ya da TESADÜFLER silip üfleyivermiş.. Haa, kalanların hepsi tatlı ve güzel mi? ASLA! ama yürekteki odalarda yer tutanlar.. zamanında üzülmeye değenler.. Yani benim güzel Nihan’ım, demem o ki, kahpe zaman ne yapması gerektiğini iyi biliyor ve sana hiç sormuyor..
    Peki..Bizler ne mi yapıyoruz? işte böyle şiir yazarak veya şarkı söyleyerek ya da onların bizim adımıza söylendiğini düşünerek teselli oluyoruz.

  2. nihansu der ki:

    Yazıyı yazarken yaşla ilgili kısımda Mamy’im buna şôyle bir yorum yapar diye aklımdan gecirdim ve gulumsedim. O kadar guzel ve doğru ki yazdıklarınız sanki yorum değil de her yere not alınıp okunup tekrarlanacsk yaşama dair afirizmalar…
    Hiç ama hiç silinmeyecek güzel varlığınız ve bu enfes yorum için çok teşekkür ederim, yazıma daha bir anlam kattınız.

  3. Tuğba Bilgeç der ki:

    Kalemin her daim kuvvetli ve naif… Öyle güzel dengeliyor ve aktarıyorsunki.. Tebrikler.

  4. Cano der ki:

    Eski sevgiliyle, belki de onu eski haliyle, aşık olunan haliyle hatırlamak için dost olamıyormuş insan. Buna benzer bir şey okumuştum geçen bir yerlerde. Öfke, kin filan gibi olumsuz duygularla yaşamaktansa bir yerlerde bırakmak, eski haliyle hatırlamak iyidir belki bazı insanları, kim bilir…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir