Büyümek İstemiyorum

“Oğluummm, hadi gel, yemeğini bitirmelisin, eğer büyümek istiyorsan”

“Yemek yemicem çünkü ben büyümek istemiyorum anneeee”

“Aaa neden?”

“Büyümek istemiyorum çünkü büyüyenler ölüyor”

Aramızdaki bu diyalogdan sonra bizim butçuğa ne diyeceğimi nasıl diyeceğimi bilememenin ezikliği içerisinde bir süre suskun kaldım. Düşündüm, nasıl anlatmalı, ne demeli? Aslına bakarsanız benzer bir durumu çok önce farklı bir şekilde yaşamış hatta bunu blogumda yazmıştım.

Ve ardı ardına eklenen “Ölmek ne demek anne?” sorularına artık kulak tıkayamayacağımı da biliyorum. Normalmiş bu; 5 yaşında başlarmış kaybetme korkusu, ve ağırlıklı olarak ölüm sorgulanırmış. Dilimin döndüğünce ona aslında 2 farklı dünya olduğunu, çok yaşlanınca ya da başka bir sebepten dolayı zamanla herkesin öbür dünyaya gideceğini anlatmaya çabalıyorum.

“Peki bu dünyanın adı ne?”

“Hımm; bu dünya”

“Ya diğerinin adı?”

“Öbür dünya olsun”

“Ben öbür dünyaya gitmek istiyorum, burdan daha mı güzel?, daha mı çok oyuncak var?”

Yine kalakalma durumları bende. Ona öbür dünyaya giden insanların bizi her daim gördüklerini, hep yanımızda olduklarını ama bizim onları göremeyeceğimizi söylüyorum.

“Çok mu uzak?, neden göremiyoruz, dürbünle bakalım anne”

“Aslında hem çok yakın hem çok uzak”

“Ben hiçbirşey anlamadım anne”

Ben tekrar çabalamaya başlıyorum, onu korkutmadan, kafasında bir karışıklığa neden olmadan açıklamaya… Sevdiklerimizin hep yanımızda olacaklarını ama sadece başka bir yerde yaşamlarını devam ettireceklerini
söylüyorum.

“O zaman söyle babaanneme sakın gitmesin öbür dünyaya, çünkü o yaşlı”

Sonu gelmeyecek mi bu soruların diye düşünürken;

“Sen ne zaman yaşlanacaksın anne, yaşlanma sen de gitme”

Aramızda devam edip giden bu konuşmayı nihayet başarı ile tamamlamış, bizim butçuğun kafasındaki soru işaretlerini bir parça da olsa yok edebilmiştim. En sonunda;

“Tamam anne tamam ben anladım ölüm ne demek”

İçimden ona keşke ne olduğunu hiç anlamasan ya da hiç bilmesen diye seslendim, o duymadan.

“Hadi bakalım yemeğimizi yiyoruz ve büyüyoruz…”

 

Share
Bu yazı Anneyim Bu Arada kategorisine gönderilmiş ve , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Büyümek İstemiyorum için 13 cevap

  1. Deli ve Dolu der ki:

    Anlatırken tıkandığımız konu ölüm.Bende yaşlı insanların öldüğünü anlatmıştım benim cedriğe.
    sonra birgün konuşurken yaşlanıyorum galiba dediğimde ağlamaya başladı.noldu dedim.Sen yaşlanıyosun dedi.Olsun dedim.Ama ya ölürsen…

    Anlatmak çok zor.

  2. Ezgi der ki:

    Onlar hep sorsunlar.ne kadar güzel bir şey sana sorması.ve bir o kadar da anlamlı senin her soruya sabırla cevap verebilmen…
    Akıllarına geldikleri her şeyi sorarlar bana öğrencilerim.Kalakaldığım durumlarda anlayabilecekleri cevapları vermeye çalışıyorum…
    Ölüm her yaşta yakalıyor bizi,ve her kaybedişte daha da kapanıyor korkular.Küçükken mezarlardan korkan ben,şimdi tanıdıklarımı orada görünce korkmuyorum…Zamanla kavrayacak her şeyi.Yeter ki hayatla mücadele etme yeteneğini kazanabilsin…
    Çok değerli bir anneciksin.Dilerim bana da nasip olur…

  3. Gülnağme der ki:

    çocuk ve ölüm

    Küçük bir çocuğun hiç sebep yokken ölümden konuşması onun ölüm ile ilgili kaygı bozukluğu taşıdığını anlatır bence…Ölümle ilgili haber, hikaye ve filmler çocukların bilhassa hassas dönemlerinde kaygı bozukluğuna sebep olur.Acaba ölüm ile ilgili film filan mı izliyor.
    selam ve saygılar.
    Hoşcakalınız canım

  4. Tolga Acar der ki:

    Ölüm ve biz

    Bana göre bir çocuğun merak etmesi iyi bir şey. Merak ediyor, soruyor ve öğreniyor.
    Ölüm, çocukken benim de sorduğum ve sorguladığım bir olguydu. Halen de sık sık karşıma çıkıverir. Soğuk bir konu,ürpertici.
    Böyle soyut kavramların, çocuklara anlatılması zordur. Sen en iyisini yaparsın Nihancığım…

  5. çocukken en büyük korkumdu anne-babamı kaybetmek,ölüm ne karanlık ne soğuktu…şimdi farklımı sanki…hala aynı,ölüm hala karanlık hala soğuk…
    çocuk soracak,öğrenecek,kafasında tartıp biçecek ama en nihayetinde anlayacak iki dünyanın varlığını…fani dünyanın faniliğini…
    sevgilerle

  6. Newbahar der ki:

    Anlatması zor, anlaması daha zor onlar için!…
    Kolay değil ölümü açıklamaya çalışmak-ki bizlere bile bu durum ne kadar acı gelir.
    Geçiştirmeye çalışmayarak, elinden geleni yapmışsın canım.
    Ölüm onlardan çooook uzak olsun.
    Sevgiler

  7. Aylin Toygun der ki:

    Domuz gribi sayesindede iyice paranoya yaşanır oldu çacuklarda. olanda saklıyor zaten dışanma korkusuyla. geçen kuzenim grip olunca kızı sormuş \” anne hemen mi öleceksin\” diye.. herkese hastalanınca ölecek korkusuyla büyüyorlar. biz bile açıklayamıyoruzki onlara nasıl anlatalım..sadece kabullenmek bizimkisi:(

  8. SIR OLMAK

    Bektaşi Kültüründe ölmek yerine \”sır olmak\” kavramı kullanılır.
    Cümlenin sonunda bir nokta ve sonrasına ilişkin tek harf bile bilinmiyor.
    Tabi onlarca inanç sistemi kendince açıklamalar da getiriyor.
    Bir öğrencisi Konfiçyus\’a ölüm nedir diye sormuş.
    Konfiçyus\’un cevabı : Yaşam hakkına ne biliyorsun ki bana ölümü soruyorsun.

  9. Akrepburcu58 der ki:

    Yazılarınızı sürekli takip ediyorum. Çok yorum yazdım ama bilgisayardaki bir problem nedeniyle yorumlarım gitmedi. Size yazılarınızda başarılar diliyorum.

  10. Akheneton der ki:

    korku

    Sanırım ufaklık aslında ölümün ne olduğunu biliyor ki \’\’büyüdüğünde öleceğini\’\’ söylüyor…
    Bilirsiniz çocuklar yedi yaşında somut soyut kavramlarını ayrıştırmaya başlarlar ve kaybetme korkusu ile başbaşa kalırlar.Burada şahsi kanaatim çocuk en korktuğu şeyi rahatlatabilmek için yine en güvendiği varlığı kullanmak istemiş.Çocuklar çok zeki varlıklardır ve bir zaman gelince sizi test etmeye başlarlar.Burada ölümün ne olduğu anlayabileceği bir dil ile anlatılmalı fakat sizin onu hiç bırakmayacağınız güvenini de kazanmalı.Kolay gelsin ömür boyu devam edecek cenginiz başlamış.Eğer otoritenin tespit ettiği yaşın altında başlayan bir erken korku var ise bu durumda sanırım tüm gününü annesi ile geçiren çocuklarla kıyaslandığında ailesi ile daha az vakit geçiren bir çocuk sözkonusu olabilir.Masal tadında gerçekleri anlatmalı.Çocuğa güven telkin eder iken onu hiç gerçekleşmeyecekmiş gibi anlatıpta çocuğu hayal dünyasına sürüklememeli diye düşünüyorum.

    Bunun yanında konu ile alakalı olarak :

    Herkesin hayatında da böylr olduğu sanılır.Hayır,herkesin hayatında böyle olmaz.Bazıları hayatlarından eksilenlerin yasını tuttuktan sonra geriye dönüp aynen sürdürürler
    hayatlarını.Daha kalpsiz olduklarından değil,yalnızca öyle olduklarındandır bu.Kimileri ise yas tutmayı bilmez.Ya hiç yas tutmazlar,ya da ömürlerini
    tuttukları yas\’a çevirirler;Bu sefer de geriye yaşanacak hayat kalmaz.
    Murathan Mungan/çador

    \’\’Ölümden veya kaybetmekten korkmayan birisi kadar yaşama yaklaşan birisini tanımıyorum.Bütün enerjinin herşekilde yaşamak için tüketildiği
    bu dünya da ölmek korkusu olmaksızın eyleme geçmek demek ölüyü diriltmek ile eş anlamlıdır.Ölümü arayan bir insan yaşar.Ölümün kendisi değildir korkunç olan
    ölümün bize bıraktıklarıdır.Ölümümüzle ardımızda bıraktıklarımızdır.Ölümümüzden sonra olacakların hesaplarıdır.Ölümümüzden sonra ardmızdan yapılacak merasimlerin ağırlığıdır.
    Eğer insanoğlunun bu bilinmeze olan korkusu olmasa idi bugün intiharların rakam veremeyeceğim kadar çoğalacağını düşünüyorum.İşte insanoğlu verilecek son nefesin değil
    verilecek son nefesin getirdiği sorumluluk altında ezilmektedir.İnsanları mutlu etmek için harcadığınız enerjinin çok daha azı ile mesela tek bir ölüm ile
    bütün ilgilerin bir an\’da üzerinize toplayabilirsiniz mesela.

    Ölmeyi seviyorum biraz da felsefi anlamı ile intihardır düşünce intiharlarını seviyorum.
    Çok düşünce katilliğine soyundum kendimle başbaşa kaldığımda.Bir çok kelimenin düşüncenin ipini çektiğimde karşılaştım birçok gerçek ile.İnt,har etmek isteyen
    ben değildim intihar etmek isteyen bana ağır gelen düşüncelerdi.Hepsinin intiharı yaşamım oldu..

    Ölümü yenmeyi başarmış bir insan kadar yaşayan yoktur!

  11. Burhan Felek der ki:

    yimicem 🙂

    Dil dönmüyor aslında. Korkuyu önceden fark ettik sanırım. Ölüyorlar ya! Bilinçli bir şekilde \”yimicem anne!\” O kaşık uçak olur,tır olur, araba olur ve ağzında garaj 🙂 Yiyeceksin ve büyüyeceksin. Büyümek bitmeyen kavram. Ya öbür dünyada da büyümeye devam edecek miyiz? Şayet öyle bir yer varsa 😉

  12. Kayra (Butçuk) der ki:

    Şimdi ölümün ne olduğunu biliyorum.. Keşke hiç bilmeseydim..

  13. Canan Özkazanç der ki:

    “Erkekler ağlamaz!” şarkısına yaptığı “Erkekler ağlar!” itirazını hatırlıyorum. Kayra, aklını ve duygularını birlikte geliştirebilen özel bir çocuk. Şanslısın Nihansu. Şanslıyız…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir