11

Gecikmiş Yazı – Babam İçin

Posted by nihansu on 04 Haziran 2010 in Canım Ailem |

Seneler önce ne çok etkilenerek izlemiştim Babam İçin (In the Name of the Father) filmini. Böyle başlamak istedim ben de babalar günü kutlamasına, kutlamama,  babam için;

Geç oldu bu yazı, daha önce yazmalıydım. Oysaki siparişi gelmişti babamdan, annem için, anneler gününe özel yazdığım yazıdan sonra. Gitmedi elim kağıda kaleme, dokunamadı klavyenin tuşlarına. Bu yazıyı yazmak anneme birşeyler yazmaktan, duygularımı ifade edebilmekten çok daha zor. Baba figürü psikolojide “Dağ” ile özdeşmiş, zihnimizde bir dağı nasıl tanımlıyorsak babamıza olan duygularımız da o tanımla anılıyormuş. Geçenlerde okuduğum bir kitapta öyle diyordu, ben onun yalancısıyım. Benim tanımım; büyük, ulu, güçlü ve ulaşılmaz olmuştu. Annelere göre daha ulaşılmaz değil midir babalar? Daha zor değil midir ifade edebilmek duyguları? İşte bu yüzden yazmak zor, bir babalar günü yazısını, o yüzden bekledim yazamadım. Hayır zorlama değil benim için,  “En güçlü duygular en zor dile getirilenlerdir” ile özdeş duygularım.

“Bir bebek dünyaya geldiğinde, doğduğunda bir de anne doğarmış”. Çok severim bu sözü. Ama biliyorum ki, bir çocuk doğduğunda hemen bir baba doğamıyor. Bir baba ancak çocuğu ona ilk kez “Baba” dediğinde anlayabiliyor baba olduğunu. O ana kadar evde kendinden bir parça olan o minik bedene her ne kadar sevgi ve şefkat ile sarılsa da söylenen o iki heceli sihirli söz uyandırıyor o derin uykudan ve baba, babalığını yaşamaya başlıyor. Bu naçizane benim düşüncem, ilk kez ne zaman baba dedim babama bilemesem de, babamın ne hissettiğini de hiç sormadım nedense. Doğduğumda yanımızda değilmiş babam başka bir şehirdeymiş. Anneme “Eğer kızım olursa bana telgraf ile bildir” demiş, 2. bir erkek çocuk çok cazip gelmemiş olmalı. Annemse ne kadar istemiş ve dilemişse kızının olmasını, babama en güzel doğum günü hediyesini, beni vermiş. Güzel bir raslantı sonucu babamla aynı güne denk geliyor doğumgünlerimiz. Aynı gün doğumgünü kutlamak babamla aramızda yıllar yılı hep çok hoş bir diyalog olarak sürdü gitti. Bazen anlaşıyoruz aramızda “Bu yıl ben hediye almayacağım sen de alma” diye. Her yıl kim önce kutlayacak oyunu süregeliyor.

Biliyorum bu anneme yazdığım kadar duygusal bir yazı değil, ama eminim her ne kadar söylenmese de dile getirilmese de babam bilir anlar beni, en azından hissettiklerimi. Onun kızı olmaktan gurur duyduğumu, benim yüce, güçlü bir Dağ’ım olduğunu, her zaman yaslanabilecek, başım sıkıştığında arayabilecek, eprili, hayat dolu babam olduğunu en azından mutlaka bilir ya da bilmese  de işte şimdi sırası. Yıllar sonra farkettim; alışverişe giderken mutlaka liste yapmamın, bir iş yapmadan önce o işle ilgili notlar almamın, evimizin ya da kişisel harcamalarımı özenle dosyalamamın, bir anda parlayıp bir anda sakinleşebilmemin, hatta kulağımın arkasındaki küçük izin bile babamdan bana geçtiğini. Aslında ne çok şey var yazabileceğim, ne çok anı…

Şimdilerde ise iki torunu ile tonton bir dede babam ama dedelerin arasında en muzur, en çok çocuksu ve sınır, kural tanımaz olanı. Bizim butçukların gözdesi bu yüzden.

Biri bana babanla ilişkini veya onu anlat dese aklıma tek bir görüntü takılır. Güvenli ve sanki beni her zaman tüm tehlikelerden koruyacak olan babamın kollarında  oturmuşken çekilmiş resmimiz, ben henüz 4-5 yaşlarındayken… Daha fazla söze gerek var mı?

LinkedInFacebookTwitterPinterestBlogger PostPrintEmailGoogle GmailWordPressFriendFeedOutlook.comPaylaş / Gönder

Etiketler:, , , ,

11 Comments

  • Canan diyor ki:

    Can Yücel’in şiirini bilirsin de mi Nihan? Ben hayatta en çok babamı sevdim, dediği şiiri…
    Biz küçükken babam işi gereği sık sık uzun uzun yollara giderdi. O gittiğinde masanın altına saklanır, ellerimi açar, ağlaya ağlaya dua ederdim:Allahım noolur babama bişey olmasın, diye. O evde olmadığında küçük köpek kızı kuyruğunu kıstırıp masa altlarına gizlenirdi. Onun için şiir yazardım. Okurken ben ağlardım o ağlardı. çok kolay ağlayan bir insandır o. Sanki gözyaşları hazır bekliyor gibidir Maçka Deresi gibi akmak için. Ama hiçbir zaman kolay ağladığı için güçsüz hissetmedim onu. Çünkü o benim gözümde sadece baba değil adamdı be adam gibi adam…
    Öyle çok fazla okuyamamıştı hayat gailesi yüzünden ama feleğin çemberinden değil eleğinden geçmiş, çocukları, ağaçları ve yemek yemeği seven,şarkıya tempo tutmasını,şaka yapmasını, hatta yemek yapmasını bilen güzel bir şiir duyduğunda ya da iyi bir film izlerken gözleri dolan bir adam.İki tek attı mıydı efkarlanıp guruba karşı hislenebilen tertemiz kalpli tonton babamdan aldığım genlerden çok memnunum :))
    Hele o kocaman göbekleri yok mu? Koy başını sevinçten mi kederden mi neden olduğunu bilmeden ağlayıver…
    Çok güzel yazmışsın Nihan. Baban bu yazıyı okuduğunda eminim çok fena olacak. Arkadaşım Yavuz Bey, Hulusi amcama selam söyle der. Yahu babamın adı Sedat, bi öğrenemedin diye çıkışırım. Yok bacım , Hulusi Kentmen’e benziyor da onun için öyle diyorum der.
    Hulusi amcaya selamlar…

  • Bünyamin Akkaya diyor ki:

    Babaları anlamak ve baba olmanın nasıl zor bir rol olduğunu anlamak için dünyadaki diğer canlıları izlemek gerek.
    Pek çok hayvanda içgüdüsel annelik rolünü gördüğümüz halde,
    hiçbirinde babalık rolü yok.
    Erkek sadece soyun devamı için bir cinsel partner canlılar aleminde.
    Sadece insan türünde bir istisnası olmuş ve baba olmuş erkekler.
    Bu yüzden “baba” olmayı; doğaüstü, olağanüstü bir toplumsal rol görüyorum.
    Bu rolün (görevin) hakkını veren tüm babaların günü kutlu olsun

  • Hayatbanaborcunvar diyor ki:

    selam canım

    ankaralım hemşerim çok güzeldi be..ne diyeyim söz bitti…

  • Canan diyor ki:

    Baba

    Baba!
    her yılbaşında
    sana söyleyecek
    bir tek
    sözüm var :
    Seni ne kadar çok seversem
    o kadar
    çok olsun ömründen geçen yıllar…

    Baba!
    Babam, ağabeyim, kardeşim, arkadaşım!
    Ne zulüm, ne ölüm, ne korku
    başımı eğemez!
    Yalnız senin elini öpmek için
    eğilir başım.
    Babam, ağabeyim, kardeşim, arkadaşım…

    Nazım Hikmet

    NOT: Bugün şiir günüm Nihan.

  • Oyumben diyor ki:

    Babam benim….

    “Babam benim” diyebilmek ne güzel.

  • Tolga Acar diyor ki:

    Anneler gününde, annen için yazdığın ve ilk okuduğumda beni çok etkileyen, duygusal yazından sonra, bu yazını da keyifle okudum. Duygulanmadım ama. Mantıklı ve gerçekçi buldum.

    Annemizi yüreğimizle, babamızı aklımızla severiz daha çok.

  • Güven diyor ki:

    Anne kokusunu duyarız da,baba kokusunu
    duymayız yaşarken. Ve devrilmez denen
    dağ devrilince hatıralarda kalan ganimetleri
    karıştırır dururuz bir ömür boyu…

    Yaşarken farketmek ne güzel. Belli ki baba ile
    kız; birbirini sevmiş,benimsemiş ve farketmiş.

    Saygılarımla

  • Özlem diyor ki:

    ben de babamın kızıyım
    disiplinli ve caliskan
    babamla gurur duyuyorum
    tipki onlarin bizimle duyduklari gibi…
    baba deyince icimde bir yer sizliyor
    ayni senin gibi…

  • Uygarradikal diyor ki:

    Babanızla uzun ve sağlıklı birliktelikler diliyorum.

    Taziyeniz için teşekkürler.

    Bağlantı » Sil

  • Şebnem diyor ki:

    en uygun cevap bir babadan…

    sanırım babalığı en iyi babalar anlatır diye eşimin yazısını paylaşmak istedim, sevgiler..

    “BİR ARKADAŞIM İKİZ BABASI OLMAK NASIL BİR DUYGU DİYE SORMUŞTU. BUNU YAZARKEN TAM DA BU SIRADA İKİZLERİM AYNI ANDA UYANDI VE EŞİM UYUDUĞU İÇİN TEKRAR UYUTTUM GELDİM. VE BİR KEZ DAHA ONLARI UYKUDA İZLEDİM Bİ MÜDDET… ŞU AN GECENİN BİR YARISI VE BEN GİDİP BİR DE EŞİMİ İZLEDİM UYKUDA…VE DÜŞÜNCELER SARDI ZİHNİMİ.. İÇİM SICACIK OLDU, TARİFSİZ BİR HUZUR KAPLADI,HAFİFLEMİŞ GİBİYİM..BEYNİM MUTLULUK HORMONU SALGILIYOR BELLİ..
    BİZ ERKEKLER, EBEVEYNLİK KONUSUNDA EŞLERİMİZİN BİR ADIM GERİSİNDEYİZ BENCE .. ANNE- BABA OLMA KONUSUNDA.. “BABA” OLMA KONUSUNDA ÇOK AZIMIZ “ANNELER” KADAR BAŞARILI.. BENCE DE HİÇBİR ZAMAN “ANNE” GİBİ “BABA” OLAMAYACAĞIZ.. CİNSİYET FARKI DEĞİL SADECE.. ROLLER DE DEĞİL YADA YAPILAN İŞLER, HARCANAN EMEKLE ÇOCUKLARIMIZLA GEÇİRİLEN ZAMAN DA DE DEĞİL KASTETTİĞİM.. KASTETTİĞİM ŞU Kİ, BİZ ERKEKLER “BABA” OLMAYI ÖĞRENİYORUZ.. AMA EŞLERİMİZ – KADINLARIMIZ ANNE ADAYI OLARAK DOĞUYOR VE SANKİ GENLERDE KODLANMIŞ GİBİ, BİR GÜN ÖNCE TANIDIĞIMIZ, TANIDIĞIMIZI SANDIĞIMIZ EŞİMİZ GEBELİK HABERİNDEN SONRA BİRDEN VE ZAMANLA GEBELİK SÜRECİNDE DEĞİŞİYOR SANKİ.. OLUMSUZ BİR DEĞİŞİM DEĞİL ELBET BU.. BU SADECE ANNELİĞE BAŞLANGIÇ BANA GÖRE..YANİ GENLERDEKİ KODLANMIŞ ANNELİK SÜRECİ, DÖLLENMİŞ YUMURTANIN RAHİME DÜŞMESİ İLE BAŞLIYOR VE DOĞUM ANINA KADAR GELİŞİYOR.. EŞLERİMİZ “ANNE” OLMAYI O ZAMAN YAŞAMAYA BAŞLIYORLAR.. VE BİR ÇOK ERKEK BU HAMİLELİK – DOĞUM SÜRECİNDE EŞLERİNİN DUYGUSALLIĞINI, AĞLAMA NÖBETLERİNİ, GÜN BE GÜN DEĞİŞEN PSİKOLOJİLERİNİ “KAPRİS – DENGESİZ” DİYE NİTELİYOR NE YAZIK Kİ VE UZAK DURUYOR EŞİNDEN.. OYSA BİLMEDİĞİ BİR ŞEY VAR ERKEKLERİN. EŞİ, EŞİNİN VÜCUDU – KİMYASI ANNELİĞE HAZIRLANIYOR.. BAŞTA YOKKEN – ÖNYARGILIYKEN BABA ADAYI.. BEBEK DOĞUNCA “BABA” OLUVERİYOR BİRDEN…
    OYSA BİZ HİÇ YAŞAMADIK O MİDE BULANTISINI, EN SEVDİĞİMİZ YİYECEK NASIL OLURDA KOKUSU RAHATSIZ EDER BUNU ANLA(YA)MADIK.. BEBEĞİN HAREKET ETMESİ NASIL BİR DUYGU, İNSAN NE HİSSEDER? HİÇ BİRİMİZ YAŞAMADIK BUNU.. SADECE SORDUK..EN ÖNEMLİSİ İÇİNDE, HEMEN GÖBEK DELİĞİNİN ALTINDA, SENİN VÜCÜDUNDA, SENİN İÇİNDE SENİNLE NEFES ALAN, 24 SAAT BERABER OLDUĞUN BİR CANLININ OLMASI, BİR CANLI YAŞAMIN VARLIĞI NASILDIR, NE HİSSETTİRİR, ONUNLA YAŞAMAK NASILDIR HİÇ BİR BABA YAŞAMADI BUNU.. BEBEK DOĞUNCA “BABA” OLDU AMA “ANNE” ÇOKTAN “ANNE” OLMUŞTU BİLE.. SADECE NEYİ, NE ZAMAN YAPACAĞI, NEYİN NE ANLAMA GELDİĞİNİ ÖĞRETMEK KALIYORDU BEBEKLERE.. “ANNE” BUNU DA “BABA” DAN DAHA KISA SÜREDE ÖĞRENDİ ZATEN “ANNE” OLMANIN AVANTAJIYLA…
    İMKAN OLSAYDI EĞER, EĞER TEKNOLOJİ GELİŞSEYDİ O KADAR BİR ERKEK OLARAK HAMİLELİK SÜRECİNİ YAŞAMAK İSTERDİM, O KUTSAL GÖREVİ YERİNE GETİRİP, EN DEĞERLİ HAZİNELERİN TAŞIYICISI – KORUYUCUSU OLMAK İSTERDİM VE BİZ BABALARIN ÇOK SONRA KURABİLDİĞİ ( BAZILARININ KURAMADIĞI ) O DUYGUSAL BAĞI EN BAŞINDAN KURMAK VE YAŞAMAK İSTERDİM.. İŞTE EŞLERİMİZ, İŞTE SİZ KADINLAR – ANNELER BU YÜZDEN KUTSALSINIZ BU YÜZDEN BİZLERDEN BİR KAÇ GÖMLEK ÜSTÜNSÜNÜZ.. BİZ SİZİN BİLDİĞİNİZ BİR ÇOK ŞEYİ YA BİLMİYORUZ YA DA YAVAŞ YAVAŞ ÖĞRENİYORUZ.. SİZ “ANNE” LİĞİ EN BAŞINDAN BERİ YAŞARKEN BİZ DOĞUMLA BİRLİKTE “BABA” LIĞI ÖĞRENMEYE ÇALIŞIYORUZ..

    …İKİZ BABASI ALTAN ÇOBAN…
    ——————————————————————————————————————–

    Bu son zamanlarda okuduğum en ama en güzel yorumdu. Paylaştığın için Şebnemciğim sana, böylesi bir anlatımla duygularıma tercüman olduğun için de Altan sana çok teşekkür ederim. Tüm babaların bu yazıyı okumaları gerekli diye düşünüyorum.

  • Denizdengelir diyor ki:

    bir denizkızı babası olarak; bloguma yorum yapan tarihteki:) ilk kişi olmanızdan ötürü çok teşekkür ederim, bi de ailenizle uzunca mutluca bir ömür dilerim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Copyright © 2010-2014 SÖZ UÇAR YAZI KALIR All rights reserved.
This site is using the Desk Mess Mirrored theme, v2.3, from BuyNowShop.com.