Işıklı Yol

  

“Çok eski çağlarda ölen kişilerin cennete giderken ışıklı bir yoldan geçtiği rivayet edilirmiş. Ölen günahkar da olsa, iyi de olsa bu ışıklı yoldan mutlaka geçermiş. Kötü de olsa, güzeli görüp cehenneme gidermiş insanlar. Gittiklerinde kaçırdıkları iyiliklerin farkına varabilsinler diye melekler kollarına girip götürürlermiş bu yoldan. İyi miyim, kötü müyüm bilmeden bir kez bile olsun bu ışıklı yoldan geçmek istiyordum. Ve sonunda geçtim…”

Bazı insanlar vardır hayatınızda, size armağan gibi sunulan, bir şekilde yollarınızın kesiştiği.

Zaman zaman bizim yollarımızı kesiştiren arkadaşımdan dahi samimi olabildiğim, en uzak mesafelerde ve anlarda bile bağlarımızın hiç kopmadığı, haritanın bittiği yerlerde bile sayfalara sığan bir arkadaşlık  ve bana göre hayatımda hep bir armağan tadında olan, iyi yaza/n/r ları olan kıskançlığımın nedenlerinden biridir O.

Bir romanı ya da öyküyü okuduğumda sonradan aklıma türlü türlü sorular takılabilir, yazar neden böyle kurgulamıştır, neden böyle yazmıştır, o anda ne hissetmiştir de yazmıştır, yazılanlarda yaşanmışlığın payı ne kadardır? Çok etkilendiğim bazı yerlerde, bu nasıl bir ruh haliyle yazılmış olabilir diye de düşündüğüm çoktur. İşte tüm soru işaretlerini gidermek için bazı yazarların kişisel web sayfalarına mesaj attığım, elektronik posta ile sorularımı yönelttiğim de oldu. Malesef ki hiçbirinden bu anlamda bir yanıt alamadım. Bir insanın, okuduğu kitabın yazarını tanıması, bu gibi soru işaretlerini gidermek ya da kitabı üzerinde konuşabilmek için ne kadar da güzel olur diye düşünmüştüm hep. Böyle bir şansım da olmamıştı hiç bu yıla kadar. Artık bu şansım var. Yakın çevrem arka arkaya kombine soru sorduğumu ve bazen de bunun dayanılmaz bir hal aldığını, ruhumda araştırmacı gazetecilik yönümün olduğunu söylerler hep ve meraklı kişiliğime de vurgu yaparlar. Kısa bir süre içerisinde bu tür sorularımla bunaltacağım çok sevgili yazar bir arkadaşım var artık; O, yani sevgili Cüneyt, Işıklı Yol’un yazarı.

“Yarım Kalan Tüm Aşk Hikayelerinin Tam Metni” yazıyor kitabın kapağında. Oldum olası bir kitabı okumadan önce  kitap hakkında bir yorum ya da özet okumayı, seyretmediğim bir filmden önce fragmanını görmeyi ya da herhangi bir eser hakkında çevremdekilerin bir yorumda bulunmalarını hiç sevmem. Bu gibi yorumlamalarda bir beklenti düzeyi oluşuyor ister istemez olumlu ya da olumsuz. Oysaki ben kimsenin böyle bir beklenti içine girmeden kendi yorumlarını oluşturmaları gerektiğine inananlardanım. Bu sebeple kitabın konusunu, tekniğini anlatan bir değerlendirme yazısı değil bu. Bu sadece, çok sevdiğim bir arkadaşımın benim henüz yapamadığım bir başarıya attığı imzasının blog arkadaşlarımla da paylaşımı. Çok beğenerek okuduğumu, kitabın pek çok yerinde kendimden çok şey bulduğumu ve bir liste şeklinde sorularımın hazır olduğunu söyleyebilirim yalnızca. Benim için çok farklı bir yeri olan bu kitabı D&R, İmge ve Dost Kitapevlerinde bulabilirsiniz. Unutmadan; Kitap iki şarkı eşliğinde kaleme alınmış, bunlardan biri; Farid Farjad-Ashegham Man ve diğeri; All of My Life 1979 Rocky 2 Filminin Müziği, bu da dinlemek isteyenlere…

Her ne kadar kitabın konusundan bahsetmeyeceğim desem de bir minicik alıntı sanırım kitap hakkında ipucu verebilir.

Sevgili arkadaşımın Işıklı Yol’dan geçip geçemeyeceğini bilemesem de kitabının benim kalbimden ve edebiyat dünyasında  bir yerlerden geçtiği ve hızlıca yol aldığı  da aşikar.

Bir minicik  Işıklı Yol;

“Küçükken ne olacaksın sorusuna hep sessizlikle yanıt verirdim. Nerden bilir ki insan ne olacağını? İşçi olur, doktor olur, belki de esnaf. Ama her insan “aşık” olur, bu kesin!”

“Aşk tüketilebilirmiş birşeymiş anladım. Derinden, sessizce, sanki hiçbirşey yokmuş gibi, farkettirmeden çöküyormuş insan yüreğine! Öyle de olmuştu. İçimi kemiren, her aşkın başlangıcındaki kıpırtıların midemi yoklamasından anlamıştım”.   

“İnsanın hayatında kader anları, saniyeleri ve saatleri vardır. Ya da ben buna inanırdım. Doğru yerde doğru zamanda, doğru insanla karşılaşma ihtimalimiz, dünya üzerinde yaşayan milyarlarca insana oranlandığında bu hesap milyarlarda bir orana denk gelir. Yani doğru kişi ile doğru zamanda ve yerde karşılaşmak gezegen üzerindeki en zor şeydir.”

“Yaşamın bir matematiği olduğuna inananlardandım. Çarptığı, böldüğü ve çıkardığı yaşamlarının toplamının tek anlamının hayal kırıklığı olduğunu biliyordum.”

“Nefret ve aşk ikiz kardeşmiş.”

 

Share
Bu yazı Kitapların Kardeş Kokusu kategorisine gönderilmiş ve , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Işıklı Yol için 8 cevap

  1. Cüneyt Nalçacı der ki:

    Teşekkür

    Canım arkadaşım
    Tüm güzel cümlelerine, yüreğine sonsuz teşekkürler…
    Yüreği aşk ile dolu herkesin bir gün IŞIKLI YOL\’dan geçmesi dileği ile..
    Sevgilerimle

  2. Antarktika der ki:

    Eyvah !

    Tayyip\’e aşık mıyız yoksa len:))))? Kitap konusundaki zevkine güveniyorum, almayı düşündüğüm kitaplara bunu da ekledim..
    sevgiler

  3. Tolga Acar der ki:

    YOL

    Hayatın bir basamağında yollarımızın kesiştiği, coğrafyalar ayrı olsa da -Can Yücel\’in dediği gibi; en uzak mesafe iki insanın kafası/arasındaki mesafedir birbirini/anlamayan- iletişimin kopmadığı ve dediğin gibi bize bir armağan gibi sunulan arkadaş(lık)lar vardır.
    İlk fırsatta arkadaşının kitabını okuyacağım, kuşkusuz iyi bir kitap, yaptığın alıntı ipucunu veriyor…
    Ve sevgili Nihan yıllar sonra yolumuz yeniden kesiştiği için mutluyum.
    Sende yazmak için yeterli potansiyel fazlasıyla var, bir gün kitabından söz ettiğin bir yazıyı burda okumak beni şaşırtmaz. Ben de şimdi yorum yazdığım yazıya benzer bir yazı çiziktiririm…

  4. Ezgi der ki:

    kitap

    Kitap konusunda çok hevesliyim.Bahsettiğin kitabı hemen okumak istedim…
    Işıklı yol…
    Beni bekliyor…
    Işığın sonunda O var…
    Sabrediyorum ben de yarı saydam günlere…

  5. Ne kadar güzel anlatmışsın.en kısa zamanda bir kitapçıda bu kitapla karşılaşmayı diliyorum 🙂

  6. Desinat der ki:

    kitaplarım

    hemen alıp okumak istedim
    kitaplığıma yeni bir kitap daha eklenecek:)

  7. Özlem der ki:

    aşk bitermiş

    \”Aşk tüketilebilir birşeymiş anladım.
    ne kadar doğruymuş ben de anladım bu yaşımda:)
    mutlaka okumam gerekiyor

  8. O sorular en çok Elif Şafak okuduğumda aklıma takılıyor benim:)En iyisi de imza günlerine gitmek, sorulara yanıt bulabilmek için.
    Kitabın adını ve yazarını aldım sadece alıntıyı okumadım, hevesim kaçmasın diye:p
    sevgiler..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir