Daldan Dala Karmaşıklıklar

 

 

Beklenti düzeyi/ni/mizi düşündüm bugün. Kendimce oluşturduğum çıtaların yüksekliğini ve üzerinden atlayanları ya da atlamadan düşenleri. Bu çıtanın üzerinden kendiliğinden atlamayı başarabilenleri veya sırık yardımıyla atlayabilenleri… Aslında ne var sanki böyle çıtalar koymasam önüme dedim ve bir yandan da kızdım kendime. İnsanları olduğu gibi kabullenmek ne kadar büyük bir erdemse beklentilerinin karşılığını bulamamak da o kadar üzüntü verici. Annem hep bir insanın nasıl bir kişi olduğunu öğrenmek için “O’na bir paye vereceksin ve sonra kenara çekilip izleyeceksin” der, bakalım değişiyor mu değişmiyor mu? Bazen değiştiğini görmek de çok yıkıcı olabiliyor. Kendi zihnimizde yarattığımız kişiliklerin aslında sadece bizim zihnimizde oluşan birer adet imge olduğunu görmek de üzüyor.

Ve sonra “İyilik yapma görevin olur”dan yola çıkıyorum. Ne kadar fazla fedekarlık varsa o oranda kişi kendinden eksiltmiyor mu? Bunun ölçüsü ne? Nerde saklı? Kendi değerini kendi gözünde küçültmemek adına kime ne kadar fedekarlıkta bulunmalı/yım/ mıyım?

Zor iş insan ilişkileri, bunları dengede tutabilmek benim gibi kendi içinde dengesiz bir insan için çok daha zor. Bir de hayal kurmak var, hayal olduğu için güzel, erişebilme olasılığı olduğu için daha da güzel. Hep uzakta duran ve sadece varlığı ile bile yaşam sevinci veren hayaller. Ama gün geliyor ve o hayallere ulaşılıyor ya işte o noktada “Aaaa bu muydu yani?” diyor insan kendine. Gözünde onca büyüttüğü, içinde ulaşılmaz olarak benimsediği o hayaline eriştiğinde sadece bir toz bulutu olduğunu görünce yaşanılan hayal kırıklığı da var.

Çocukken en sevdiğim çizgi film Çiçek Kız’dı. Çok uzun süren ve her bölümüyle beni heyecanlandıran çizgi filmde Çiçek Kız tüm dünyayı dolaşarak 7 renkli çiçeği arardı. Tam bulacakken elinden kaçırırdı, o hayale bir türlü erişemezdi. Her defasında o çiçeği bulmasını isterken diğer taraftan da bulamasın diye de dua ederdim çocuk aklımla. Bilirdim ki bulduğunda çizgi film tamamen sona erecek. Ve en nihayetinde 7 renkli çiçeği buldu Çiçek Kız, hayaline kavuştu. Bana göre O’nu ayakta tutan o hayaldi. Hayalin yarattığı heyecandı. Bulduğunda belki sadece yapraklarından seviyor sevmiyor  yapabileceği bir çiçekti  hayata bağlayan. Hayallerine sıkı sıkı bağlı olan kişiler acaba o hayallerine eriştiklerinde o süreci mi daha çok özlerler yoksa erişmenin haklı gururunu mu daha sıkça yaşarlar? Kendi adıma beni ayakta tutabilen o süreci yaşamayı o hayale her ulaşmak istediğimde benden bir adım kaçışını yaşamayı yeğliyorum.

Sevdiysen Paylaş
Bu yazı Ordan Burdan İçimden kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Daldan Dala Karmaşıklıklar için 3 cevap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir