Plânımız; Plânsızlık

 

 

“There is no plan; that’s the plan” 

“Kinyas ve Kayra” adlı, okuduğum en farklı ve son derece etkileyici kitabın iki ana karakterinin hayata bakışını özetliyordu bu söz.  Tamamen kitabın isminden etkilenerek, Kayra adında bir butçuğun annesi olduğum için almıştım kitabı. Derken devamı geldi, genç bir yazar olan Hakan Günday’ın diğer kitaplarını da bir solukta okudum. Hatta 12 Nisan’da satışa sunulacak olan yeni kitabı “Az”ı heyecanla beklemeye başladım. Kitabının adının Az olmasını; “İki harfin, aralarındaki alfabeyi yıkıp, bir araya gelmesiyle oluşuyor Az” diye özetliyor Günday. Hakkında hiçbirşey bilmeseydim ve sadece kitabın adının buradan geldiğini okusaydım yine de alıverirdim hemen kitabı.

Neyse konumuza dönelim; ne diyorduk? Plânsızlığın temel plân olduğu konusu…

Sizleri bilemem ama ben plânsız programsız yaşayamayanlardanım. Ertesi gün, daha sonraki gün hatta yıl sonuna kadar yapılacak veya yapılması gereken tüm önemli işlerin ajandama kayıt edilmesi gerekir, son dakika değişikliklerini sevsem de elimde olmadan önceden plân yapılmalı, kafamda kurgulamalıyım. Her sene aldığım “Ece” ajandamın sayfaları günler öncesinden doldurulmalı, yapılamayan bir iş sonraki bir tarihe erteleniyorsa mutlaka o sonraki tarihe not düşülmeli. Alışverişe giderken cebimde mutlaka alışveriş listesi olmalı, okuyacağım kitapların listesi mutlaka ajandamın arka sayfasında durmalı, tatile veya bir seyahate giderken mutlaka yanımda götürülecekler listesi ve orada yapılacaklar listesi gibi iki ayrı liste olmalı. Bir davetten önce ne yemekler pişireceğimin listesi ve bu listeye uygun alınacaklar listesi de buzdolabımın üzerinde yer almalı. Yazmaya kalkışsam bunun neredeyse sonu gelmeyecek.

Kimilerine göre son derece sıkıcı olan bu plânlı yaşama biçimi kimilerine göre de özenilesi birşey. Plânlı yaşayan ben, açıkçası rahat bir yapıya sahip olabilmeyi, not tutmadan da unutmamayı, spontane gelişen aktiviteleri, sürprizleri tercih ederdim. Ya da plânsız yaşayıp da birçok şeyi atlayıp unutan ve dağınık biri için ise böylesine düzenli bir yaşam da özenilesi olabilir. Kıvırcık saçlının saçlarını düz, düz saçlıların da saçlarının kıvırcık olmasını istemesi gibi birşey bu.

Aslında tezatlıklardan da muhteşem bir uyum yakalamayı bilen insanlara da gıpta ediyorum. Bana göre son derece dağınık olan sevgili ağabeyim ile aynı evde yaşarken onun odasının dağınıklığı beni çileden çıkarırdı. Ne zaman elimi atıp toplasam, ağabeyim aradığı hiçbirşeyi bulamaz, “Düzensizliğin düzeni içindeyim” derdi. O düzensizlikte bile aradığı herşeyi kolayca bulabilirdi. 

Plânsızlığın ana plân olduğu bu tezatlık da aslında tercih edilebilir bir durum. Ne yazık ki ne kadar istesem de kendimde değiştirebileceğim bir durum değil, sanırım genlerle alakalı bu. Babamın cebinde taşıdığı minik Ece ajandası çocukluğumun değişmez görüntülerinden biriydi. Şu sıralar geçici olarak babamın arabasını kullanıyorum, geçenlerde gözüme güneş gelmesin diye gölgeliği indirdiğim anda minik bir kağıda yazılmış olan notlar gözüme çarptı; arabanın kasko, trafik sigortası v.s. gibi tarihlerin not edildiği minicik bir kağıt parçası, baktım ve gülümsedim, “Babamın kızıyım işte” dedim kendi kendime.

Tamamen plânsız olarak, çalakalem yazdığım bu yazı ile aslında plânsızlığa özlemimi kendimce bir parça gidermeye çalıştım.

Hımm bakayım ajandama, sırada ne var 🙂

 

Share
Bu yazı Ordan Burdan İçimden kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Plânımız; Plânsızlık için 8 cevap

  1. ezgi der ki:

    Bizde de abim aşırı düzenlidir 🙂
    Tamam ben de düzenliyim,ama onun kadar değil 🙂
    Hayatım boyunca plan yapmayı çok sevmiş;fakat uygulamada oldukça sıkıntılar çekmişimdir.
    Hatta ilkokuldayken dolabıma yaptığım planla ilgili “tesin uygula!”diye yazmış,aile de espri konusu olmuştum 🙂
    Babam,annem her zaman planları doğrultusunda hareket ettiler.
    Halının altında,dolap üstlerinde hep minik notlar görürdüm.Birçoğu da hesap ile ilgili planlardı 🙂
    Ah memur olmak! 🙂
    Bilemiyorum onlar kadar olabilir miyim;fakat ben spontane gelişen olayları ve sürprizleri daha çok seviyorum..
    Hayat bize güzel sürprizler yapsa…

  2. Aklın tasarrufudur bana göre plan.. daha az sarf etmene ve gerekebilecek çok daha önemli yerlerde seni kurtarmaya yarayacak aklın tasarrufu!! Bir yengeç olarak seni çok iyi anladığımı belirtmeliyim sevgili Nihan’ım.. her ne kadar baban ve de Kaan arasındaki korkunç farkı bilsem de… 🙂
    kitap tavsiyelerindeki zevkine güvenmekle beraber neredeyse sadece bir başka kitap tavsiyesi yaptığını ve beni yine yollara düşüreceğini sanıp az daha yazını okumayacaktım.. sonuç sana dokunduğu için 🙂

  3. JİVAGO der ki:

    Mükemmelliyetçi olmamayı yıllar sonra anladım, daha doğrusu öğrendim. Yıllar önce, 1 ay önceden ajandalar alınır, bütün hazırlıklar yapılırdı. Şimdi, o disiplinli, çalışkan günlerime uzaktan gülümsüyorum. Sevgilerimle..

  4. Esmir der ki:

    Zamanı olabildiğince etkin kullanmak adına ‘belki!’ plan yapmalı !!! ama ben de yaşadığım süreçler içinde gördüm ve anlamdım ki “senin bir planın olsa bile hayatın planı hiç belli olmuyor!” ve “hiç ummadığın anda ummadığın sürprizlerle bir anda o planların tepetaklak olup çıkıveriyor…” planladığın onca zamana mı, kursağında kalmış hevesine mi yanarsan!..bunları öğrenince…

    Düzensiz, savruk, dağınık yaşamayı sevmiyorum evet ama artık eskisi gibi de çok detaylı planlı programlı da yaşamıyorum!.. hiç birşeyi hırs da yapmıyorum!.. zaman zaman kurduğum hayallerin üzerine ortalama niyetlerim kimi zamanda isteklerim oluyor sadece…Spontane gelişen ve beni bile şaşırtan anlık gelişmeleri severek kabul ediyorum:) yaşadıkça hayatı olası sürprizler karşısında da fazlaca şaşırılmaması gerektiğini öğrendim!.. hala daha zaman zaman unutup şaşırdığım oluyor elbet! 🙂 insanlık halleri işte…

    Tavsiye ettiğin kitabı notlarım arasına aldım teşekkürler:)
    Sevgilerimle

  5. Özlem der ki:

    Not almayı becerebilirim ama o bile düzensiz…
    çekmeceler düzensiz
    ama ortalık sakin
    bu da bir tarz galiba
    elini attığında bulabiliyorsan çok sorun yok
    çok düzenli olmak için harcanan enerji hayattan çalınan zaman gibi geliyor
    jivagoya katılıyorum mükemmelliyetçi olmamayı becermemiz gerekiyor
    ikisinin ortası olmalı,anlık plansızlıklara kucak açabilmeli
    demesi kolay da nasıl
    hayat tecrübesi böyle birşeyse zamanla olur elbette

    hayat kısa ,kuşlar uçuyor…
    C.Süreyya

  6. aylintoygun der ki:

    Uzun süredir uğrayamıyordum bloglara. çok özlemişim satırlarını.Son zamanlarda planlar ve programlar beni öyle yorduki Nihancım..kendi dışımda herkesin hayatına müdahele ederken buldum kendimi.plan olmadan yaşayan insanlara gıpta eder oldum.. sonunda bir gece vakti kafamdaki yolunda gitmeyen işlerin sıkıntısıyla mideme vurmuş bir bulantıyla uyanıp yataktan kalktığımı hatırlıyorum..sonrası yok 🙁 bayılış ayılmama sebep oldu.. fazla kasmamak lazım belkide kendimizi..şimdi daha net görebiliyorum nerelerde hata yaptığımı ama!!! bir daha o eski ben olmayacağımı biliyorum artık..benim gibi abartmamak lazım sanırım.varsın bir günde kahvaltı yapılmadan çıkılsın evden..varsın 10 dk geç kalınsın gidlecek yere.yada unutulsun yatırılması gereken fatura..bizden kıymetlimi? değil mi ama??

  7. Tolga ACAR der ki:

    Çok düzenli ve planlı yaşarım. Söz konusu planlar kafamdadır, bir yere yazmam. Bu biçimde yaşamayı sevmiyorum ama vazgeçemiyorum da… Kinyas ile Kayranın yaptığı gibi bir anda karar verip uzak coğrafyalara yelken açabilmeyi isterdim…

  8. Tolga ACAR der ki:

    Kinyas ile Kayra’yı senin yazını okuduktan sonra bir solukta okudum;
    plansız yaşamaktan öte bir hayatları var, hiç bir şey yok hayatlarında, nihilist deniyor sanırım böylelerine. Planlarla çizilmiş sınırlar içinde yaşamak sıkıcı, renksiz olur ama plansız yaşamak da olası görünmüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir