Hayırdır İnşallah

“Aslında bizler rüyaların yapıldığı kumaştanız”
                                   William Shakespear

 “Dün gece rüyamda  ………….. gördüm, acaba ne anlama geliyor? “Bir rüya gördüm ki, uyandığımda sırılsıklam terlemişim, hayırdır inşallah?”

Günlük yaşamımızda ne çok karşılaşırız bu sözlerle. Ömrümüzün büyük bir kısmını geçirdiğimiz, uykumuzda gördüğümüz, adı “Rüya” adı   olan tuhaf şeyi. Yaşamımızın kuşkuşuz en büyüleyici parçasını oluşturur. Asırlardır tanrısal mesajlar taşımanın yanısıra  bilinçaltını yansıtmaya kadar pek çok işlev yüklenmiş rüyalara. Kimimiz rüyalarımızda “Alice Harikalar Diyarında” ki tavşanların peşinden koşarız, kimimiz de kanlı bıçaklı sahnelerle donatılmış bir film seyrederiz sanki.

Rüyasında yedi sıska ineğin yedi semiz ineği yuttuğunu gören Firavun’un bunu, yedi yıl bolluk yedi yıl kıtlık yılının izleyeceği biçiminde yorumlayan, tabircisi Yusuf’un sözlerini değerlendirerek önlem alması sonucu ülkesini bir açlık felaketinden kurtardığı Tevrat’da yazılıdır. Aslında ne zaman rüya görüleceği bilinmediğinden rüyayı bir inceleme konusu yapmak da oldukça güçtür. Aslında çok ilginç araştırmalar var; Yapılan bir deneyde denekler uyutularak hipnoz haline getirildikten sonra deneklere çeşitli uyarıcılar uygulanmış ve deneklerden çok ilginç yanıtlar alınmıştır. Hipnoz sırasında deneklerin elinin içine bir fırça ile dokunulduğunda kimisi “Gül toplarken elime diken battı” demiş, kimisi “Sevgilimin saçlarını okşuyordum” kimisi de Kedi tırmaladı” demiş.  Sonuçta rüyaların içten ve dıştan gelen uyarıcılarla şekillendiği yönünde bir kanaat belirmiş. Rüyalarda zaman kavramının olmayışı da bir başka dikkat çeken özellik; yirmi saniyelik bir rüya diliminde bile çok uzun sürdüğü sanılan birbirinden acayip çeşitli olaylar birbirini izler. Uykuda zaman yoktur; insanoğlu rüyasında beş saniye içinde dünyayı da gezebilir, uzaydaki en uzak gezegene de gidebilir. Yeter ki beyin istesin.

Genellikle yapılan araştırmalarda rüyalar 4 ana grupta toplanıyor; Gelecekten Haber Veren Rüyalar, Geçmişi Canlandıran Rüyalar, Korkulu Rüyalar ve Esinlendirici Rüyalar. Bir de tabi kısmen farklı olan şekerleme ve karabasan diye adlandırılan rüya durumları da mevcut. Rüyalarda en çok düşmek, izlenmek, yapacak birşeyi olmak ama yapamamak, sevişmek, başarı kazanmak, bir yakınını kaybetmek, dövüşmek ve imkansız aşk yaşamak görülüyor.

Bahsetmeden geçemeyeceğim; bir de istihare’ye yatmak denilen bir tür rüya belirleme çeşidi var; diyelim ki önemli bir karar eşiğindesiniz ve Arapça’da hara kökünden gelen istihareyeyi uygulayıp sonucun iyi mi kötü olacağını bilmek istiyorsunuz. Kimilerine göre bu; gerekli ön hazırlıklar yapılıp istihare duası okunduktan sonra inanarak rüyaya yatmakla mümkün oluyormuş. 

“Eğer düşündüğüm iş ya da beklediğim bir durum olacaksa beyaz veya yeşil, olmayacaksa, olumsuzsa siyah ya da kırmızı renk görüyorum rüyamda. Bazen beyaz çamaşırlar asıyorum beyaz ipe bazen kırmızı bir halıda yürüyorum, ya da yeşil bir kazak giyiyorum” diyor istihareye yatanlar. Ben yatmadım bilmiyorum.

Aslında neden bu kadar kafa yorarız rüyalara veya neden ben bugün bu yazıyı kaleme aldım? Merak! İnsanın dizginleyemediği en net duygularından biri. Çünkü gelecekten haber verebileceğini düşünür ve merak ederiz, rüyamızda gördüklerimizin ne anlama geldiğini.

Hiç unutmuyorum yıllar önce çok yakın bir arkadaşımdan dinlemiştim:

“Bir gece kendimi rüyamda kalabalık bir grubun arasında gördüm. Çevremde tanımadığım pekçok insan vardı.Yalnızca yanımda oturan adamı tanıyordum ki, o da Adnan Kahveci idi. Onunla hatırlayamadığım birşeyler konuştuktan sonra ayağa kalktı ve elini bana uzattı. Bana kendisi ile gelmem için ısrar etti, ben de kalmam gerektiğini söyledim. Bunun üzerine bana hoşçakal deyip oradan ayrıldı. Uyandığımda buna bir anlam veremedim. Ta ki aynı gün haberlerde onun bir trafik kazasında öldüğünü öğrenene kadar. O an tüylerim diken diken oldu. Ve kafamda kocaman bir soru işareti kaldı; Ya ben de onunla gitseydim?”

Bir diğer arkadaşımın gördüğü çok ilginç bir rüya var ki bugün bile hatırlayınca ürperiyorum;

“Kendi ölümümü gördüm rüyamda, yaşlı bir kadın beni tabanca ile vuruyordu. Sonra birden eve geliyordum ve eşyalarımı toplamaya başlıyordum, bir yolculuğa çıkacakmış gibi. Kapalı bir kabinde buldum kendimi ve birden yükselmeye başladım. Sisli bir ortamda ölmüş olan babaannem çıktı karşıma. Bana aramıza hoşgeldin diyordu rahmetli babaannem. Derken bir kapı açıldı ve içeri çok yakın arkadaşım girdi bacağı sarılıydı. Onu görünce şaşırdım. Uyandığımda terden sırılsıklam olmuş ve çok korkmuştum. Ve o gün rüyamda gördüğüm arkadaşım ile bir yolculuğa çıkacaktım, bu rüyadan sonra vazgeçtim, onu da uyardım ama o gitti. Akşam olunca öğrendim ki arkadaşım trafik kazası geçirmiş ve bacağı kırılmış. Donup kaldım ve o yolculuğa çıkmadığım için Tanrı’ya binlerce kez şükrettim”.

Bunlar sadece iki örnekti yaşamımda şahit olduğum, eminim bunun gibi pekçok ilginç yaşanmış öyküler, rüyalar vardır. Anneannemle dedemin 7 gece boyu aynı rüyayı görmeleri ve rüyalarında birbirlerine aşık olmaları da bunun gibi açıklanamayan durumlardan biri. (bkz. Şöhret’in Bedeli) Yaşamımız boyunca yatağımızda mışıl mışıl uyurken ortalama bir, birbuçuk saat rüya görüyoruz, kah hatırlıyoruz kah hiç hatırlamıyoruz, yılda 25 günümüz, yaşamımızın da beş – altı yılı bu gizemli dünyada geçiyor. 

Bizim butçuk horozların ötüşünü duydu galiba bu sabah, yine saat 05:00 civarında ayaktayız. Uyanır uyanmaz ağlamaya başladı; “Arabalarım kaybolmuş, bulamıyorum” diye çığlıklar atarak ağlıyor. Meğer ona göre çok kötü bir rüya görmüş, çok kötü çünkü oyuncak arabaları kaybolmuş. 4 yaşındaki bir çocuk için bu rüya değil olsa olsa bir kabus çünkü şu anda onun sahip olduğu en önemli şey arabaları ve onların rüyasında kaybolması, bulamaması çok kötü bir kabus. Ehh tabi 5 dakika bile uyuduğunda rüya görebilen ve gördüğü her rüyayı hatırlayan bir annesi olduğu için bizimkinin de genlerinde mevcut bu rüya durumu.

Ne dersiniz? Rüyalarınızda mutlu musunuz? Ya da önceden olacak olan olayları siz de görebiliyor musunuz? “Rüya mı o da ne?” diyenlerden misiniz? Aslında korkularımızı yansıtıyor rüyalar bir yerde, tıpkı oğlumun en büyük korkusunun oyuncak arabalarının kaybolması gibi.

Sevdiysen Paylaş
Bu yazı Ordan Burdan İçimden kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Hayırdır İnşallah için 13 cevap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir