Annemler ve Koli Geldiğinde


Yazının başlığını yazdım ilk önce ve sonra durdum düşündüm, neden “Babamlar geldiğinde” yazmadım diye. Ağız alışkanlığı mı yoksa annenin başkalığı mı bilemedim. Kız çocukları belli bir döneme kadar hep babacı oluyorlar ve anne ile özellikle ilk gençlik döneminde  çatışmalar yaşıyorlar. Baba bu dönemde çok fazla yüz göz olunmayan olayları uzaktan takip eden bir figür yalnızca. Anne köprü görevinde hep ve bu yüzden anne ile çatışma yaşanıyor kimbilir. Belli bir olgunluğa eriştikten sonra ise ve özellikle anne olunduktan sonra anneler daha iyi anlanmaya başlıyor ve ilişkilerde de çağ atlanıyor. İki arkadaş ilişkisine dönüşüyor anne-kız arasındaki bağ.

Yazının gidişatı ile bağdaşmayan bir giriş olsa da bahsetmek istediğim; annemler geldiğinde evimizin buzdolabında yaşanan değişimler. Malum annemle babam hala Samsun’da yaşıyorlar, sadece Samsunlulara mı özgü bilemiyorum, bizim meşhur bir “Koli” olayımız var. Öğrencilik yıllarımdan beri süregelen, her geldiklerinde yanlarından hiç eksilmeyen yiyecek kolileri. Gelemeseler de yine şehirler arası yolculuk yapan kolilerimiz. İçinde en sevdiğimiz yiyeceklerin olduğu ve  mutlaka birkaç satır not sıkıştırılmış  ve özellikle de tembihlerin yer aldığı anne eli değen koliler. Onların gözünde hala çocuğuz ya hala bize geldiklerinde kolileri de onlarla geliyor. Getirdikleri burada olmayan şeyler değil elbette ama nedense vazgeçilemiyor bu alışkanlıktan. Annemler geldiğinde evimizin buzdolabı hiçbir zaman kapanmaz hep tıkıştırarak birşeyleri buzdolabına koymaya çalışırız. Mutlaka bavulları küçücük ancak kolileri dopdolu ve çok ağır olur. Şu sıralar Samsunlu ve bebek bekleyen  çok yakın bir arkadaşımın canı memleket yemekleri çekip duruyor. Yakında annemler geliyor ve tabi koliler de. İşin garibi Samsunlu kim ile konuşsam aynı koli olayı onlarda da var, hamile arkadaşım benden çok annemlerin gelmesini bekliyor ve aynı şekilde ekliyor “Eminim sizin buzdolabı da bir süre zor kapanacaktır”.

 

Aklıma geldi de, annem öğrencilik yıllarımda her  koli gönderdiğinde benim için biriktirdiği bozuk paraları da gönderirdi bana, bir torba içinde. Bu da aile geleneklerimizden biri haline gelmişti, bilirdim koliden not ve bozuk para çıkacağını. Bir defasında annemin yerine babamın koli göndermesi gerekti ve koliyi açtığımda yine bir poşet bozuk para ve babalara özgü bir not buldum. “Annen koli yaparken bozuk para gönderiyordu, babam göndermedi deme diye paramla bozuk para aldım, gönderiyorum”.

Evet yakında geliyor sevgili annem ve babam, buzdolabımın ve kolilerimin resmini çekip koyacağım bloguma…

 

Yazarın Notu:

Blogumu takip eden sevgili arkadaşlar, bir süredir hiçbirşey yazamıyorum. Bazen olur ya hani sözün bittiği yerde bulursunuz kendinizi, artık gazete okumuyorum, televizyonda haber de seyretmiyorum. Bu yüzden şu aralar geçmişle yaşayıp daha mutlu oluyorum ve böylesi sıradan basit yazılar yazıyorum, kişisel bir terapi olarak da algılanabilir. Bir süre böyle devam edecek, sanırım yakın zamanda yeniden gerçek dünyaya dönerim.

Share
Bu yazı Canım Ailem kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Annemler ve Koli Geldiğinde için 12 cevap

  1. Güven der ki:

    Bizim dünyadanş, senin dünyaya selam olsun.:))

    İçinde olduğun dünya çok hoş ve güzel.Sakın
    gelme vallahi gelme.)) ve sık sık bize oradan
    bir şeyler yaz. İçinde anne ve baba kokusu olsun
    lütfen!

    Sevgi ve Saygılar

  2. Benduras der ki:

    Sanırım anadolunun her yerinde bu koli geleneği var.Ve annelerin gözünde ço-
    cuklar hiç büyümüyorlar ve ihtiyaçları hiç değişmiyor.Sevgili arkadaşım bu yazı
    o kadar mükemmel bir yazı ki hem burnumun direği sızladı,hemde babanızın hareketi beni güldürdü.Siz böyle yazın bence ne kadar dogal ve ne kadar siz kokuyorsunuz bu yazıda.Yani hayatınızın ve insanların hayatının ortak bir kesiti.Bence gazete okusanız ne olacak.Patronun politikasına ters düşmemek için göbeklenen suya sabuna dokunmayan köşe yazarlarını mı okuyacaksınız,yoksa şu şunu vurdu,çocugunu terketi gibi moral bozacak haberleri mi.N var ki yazılı medyada?
    Evet her yaş geçtikce Atatürk daha iyi anlaşılıyor ve ona olan minnet ve şük-
    ran duygularımızın yanısıra,onu yaşatmamız gerekiyor.Fikirlerini çevremize an-
    latmamız gerekiyor.Bu gün hayatta olsaydı ne olurdu acaba?
    Avatarınızdaki resminizdeki gibi mutlu geçsin günleriniz…

  3. SIK YORUM YAZAMASAMDA SAYFANIZI HER GÜN ZİYARET EDİYORUM DEDİGİNİZ GİBİ GELENLER BURDADA VAR AMA KOLİLER MEMLEKET KOKUYOR ONDAN HOŞUMUZA GİDİYOR SEVGİLER

  4. Nursu der ki:

    Yazınızı gülümseyerek okudum. benim babamda samsunlu biz orda yaşamadık ama aynı heyecanı yaz sonu yani fındık zamanı sona erdiğinde,ramazan ayına yakın bizde yaşardık babaannem ve dedemin gelmesiyle.bi farkla bizde kolinin yanında birde ağzı sıkıca bağlı çuval hatta bazen bir bidon içinde kışlık turşumuzda olurdu.Babam 5 kardeşin en büyüğü olduğu için bizde toplanırdı herkes ve rahmetli babaannem adil bir insandı ve eşit şekilde pay ederdi evlatlarına elleriyle hazırladıklarını..Beni nerelere götürdü yazınız geçmişe dair hayallere daldım ve duygulandım. yüreğinize sağlık.

  5. Tees der ki:

    sıradan ve basit değil, samimi ve doğal yazılar bence…sanırım sizin ihtiyacınız olduğu kadar bizimde arada ihtiyacımız oluyor böyle zamanlara ben sevdim….iyi bayramlar…

  6. Benduras der ki:

    Merhaba sevgili arkadaşım.Beni bağışlarsanız içimden geçen bişeyi söylemek
    istiyorum herşeyden önce.Avatarınızdaki fotografınıza bayıldım.Bu ne güzellik,
    bu ne güzel ifade yüzünüzde..Ne kadar berrak ve aydınlık.Çok beğendim çok güzelsiniz.Gzlelik ve yüreğinizin güzelliği yüzünüze yansımış.
    Benim ismim de (N) ile başladıgı için (N) le ismi başlayan (Blog ismi) arka-
    daşlarımı sobeledim.Ama siz bugünlerde sözün bittiği yerlerdesiniz.Umarım cevap-
    larsınız.Bu moddan çıkarsınız umarım.
    G-mail ime baktım Atamızın bu lafı mail olarak gelmiş bende pazar sohbeti olarak yazmak istedim.Ve gerçektende dilimize sahip çıkalım diyorum.O kadar yabancılaştırdık ki.Bu konuda hepimize görevler düşüyor bence.
    Samimi ve içten ziyaretlerinize teşekkür ediyorum.Hep görüşmek dileklerimle.
    Güzel pazarlar diliyorum ve haftalar en güzel özlemlerinizi ve beklentilerinizi size getirsin.

  7. Aylin der ki:

    hayat bazen çok boğucu olabiliyor. yakın zamanda bende yaşadım böyle bir dönem. o kadar berbat haberler duyuyoruzki ne yazıkki başka bir dünyada yaşamayı dilemek bile yeterli olmuyor. sadece huzur istemek çok mu? Bu arada onların gözünde hala çocuğuz demişsin ya bazen annemizin babamızın çocuğu olmak şımartılmak ne büyük mutluluk veriyor değil mi? güvenle onlara sırtımızı yaslamak. işte gerçek huzuru belki o zaman bulabiliyoruz.

  8. Tolga Acar der ki:

    Uzaktaki yakınına içinde genelde dayanıklı yiyecek maddeleri ve bir miktar para bulunan koli gönderme geleneği sanırım Anadoluda çok yaygın. Bu tür kültürel davranışların sürüyor olması ne güzel.
    Nihan senin arada bir uzaklaştığın gerçek dünya”ya ben arada bir uğruyorum.
    Yazın akıcı, keyifle okudum.

  9. Senin not olarak ifade ettiğin yazım konuları
    benim en büyük hedefim.
    Keşke bu ülkenin gündemi bu kadar kuşatmasa bizleri
    ve
    oturup öykü tadında, şiir tadında
    düz yazılar yazsak…

  10. Özlem der ki:

    1 hafta gecer ve buzdolabi yine eski haline doner…
    bizimkiler metod degistirdi,teknoloji var ya
    simdi buzluk agzina kadar dolu
    ornegin dolap doldu mu
    kucuk kucuk bolunup buzluga atilir,sonra da buzlugun kapisi kapanmaz:)
    ordan cikarilir isitilir yenir

    imza:Nihanin annesini bekleyen hamile

  11. elif cılga der ki:

    Ne güzel bir bekleyiştir o, çoğunlukla aç geçirilen öğrencilik yıllarında ilaç gibi gelir insana. Annem koli yaptım gönderiyorum dediğinde duyduğum mutluluğu şimdi bile hatırlıyorum. Annemin gönderdiği kolilerden neler çıkmazdı ki… Etli yaprak sarma, peynirli poğaçalar, sucuk, mevsim meyveleri, kutu kutu ton balığı, Samsun simidi, haşhaşlı çörek, en az 2 sayfa mektup bir de yemek kaşığı :)) anlayana
    ******************************************
    Aç geçirilen öğrencilik günleri dedin de aklıma bitmiş bir becel kutusuna kurumuş ekmeği ve şekerlenmiş reçele yine kurumuş ekmeği batırarak yemeye çalıştığımız daha doğrusu süründüğümüz günler geldi aklıma Elif’im.
    Yemek Kaşığı; unutulur mu hiç!!!!

  12. bu yazı yeni mi yazıldı tarihi mi yeni?? Yani annenler yine mi geliyorlar??? 🙂 ben de mi gelsem????
    Koli olayını yıllarca Samsun/Bursa hattında çalışan tüm otobüs şoförleri öğrenmişti.. Geleneklere kusur bulma.. Ben bir günlüğüne gelen bir Samsun’ lunun omuz çantasında getirdiği bir kavanoz pirinci de bilirim!!! Hatta bugün onu pişirdim!!!
    **************************************************************
    Bu yazı eski bir yazı Mamy’ciğim, annemler sanırım yıl sonuna doğru tekrar gelirler yine kolileriyle 🙂 Ama siz gelmek için yıl sonunu beklemeyin nolur!!!
    Eh geçmiş geleneklerden, genlerden bana da, yaşlandıkça anneme daha çok benzemeye başladım, serde Samsunluluk var ne de olsa, afiyet bal şeker olsun…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir