Doyumsuzuz

Önceleri elektirik süpürgesi eşimde, vileda ve toz bezi bende tek tatil günümüzü temizliğe ayırıyorduk. Olmadı, belimizi biraz doğrultunca eve bize yardımcı olması için 15 günde bir, bir ablamız gelmeye başladı. Çok rahatlamıştım ama 15 gün uzun süre, ben yine elimde temizlik malzemeleri ile arada bir evde dolaşıyorum. Yok olmayacak en iyisi haftada bir kez ablanın gelmesi. Eee ütü de var, ha babam de babam haftanın 2 günü en az 2 saat ütü ile bütünleştim. Yok olmayacak, “Abla ütüleri de sen yap olur mu?” Oldu mu, olmadı, ütülenenleri dolaplara kim yerleştirecek? Bazılarının içinden “Yuhhh” dediğini duyar gibiyim. Ama gayet insani itiraflar bunlar, gerçekten şimdi onları yerleştirmek zor geliyor bana. Yemek yapmak da zor geliyor, birisi malzemeleri hazırlasa, hani yemek programlarındaki gibi burda doğranmışı, soyulmuşu var gibi, ben de eve gidip o malzemeleri bütünleştirip yemek yapsam. Bu olduğunda ne olacak? Malzemeleri kim alacak? Buna üşenmeye başlayacağım. Bulaşıkları makine yıkıyor, kirlileri makineye dizmek, temizleri yerleştirmek hangimize zor gelmiyor? Cevap: hepimize (istisnalar olabilir tabi) Çamaşırları da makine yıkıyor. Kirlileri renklerine göre ayırıp makineye tıkıştırmak, yıkanınca da kurutma makinesi olmayanlar için onları ipe ya da çamaşır askılığına asmak hangimize zor gelmiyor? Cevap: hepimize. Dedim ya sonu yok bunun, bunları da yapan olsa başka şeyler buluruz eminim. Ev işi bu hiç bitmez. İnsanlar olarak doyumsuzuz. Biri olsa diğeri neden olmuyor diyoruz hep. Bardağın boş tarafını görüp hayıflanıyoruz. Çok yakında evde robotlar olacak; “Benim robotun eli çok ağır”, “Ya sorma benim robot da tombul, değiştirsek mi acaba?” söylemleri olacak,  benden söylemesi, sonra abarttı demeyin.

Share
Bu yazı Ordan Burdan İçimden kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Doyumsuzuz için 1 cevap

  1. Tolga Acar der ki:

    Evet Nihancığım doyumsusuz. Sosyal psikoloji bir dersimiz vardı sanırım anımsarsın. 2. veya 3. sınıfta almıştık. Bu derste “beklenti düzeyi” diye bir kavram öğrenmiştik. Her insanın beklenti düzeyi vardı ve insan bu düzeye ulaşınca bir kademe yukarısını yeni beklenti düzeyi olarak belirliyordu. Bu böyle gidiyordu. Yani beklentilerin belli bir standardı yoktu. Bence bu kavram niye doyumsuz olduğumuzu açıklıyor. İnsanın yapısında var doyumsuzluk.
    Hayatımızda işlerimizi kolaylaştıracak robotlar olmalı. Haftada bir gün odamın temizliğini yapmak, ütü yapmak bana çok zor geliyor. Yemek, temizlik yapmak ve çamaşır yıkamak neyse de onları iyi kötü becerebiliyorum. Ama ütü denilen iş beni yormaktan da öte bunaltıyor. Ütülediğim gömlekleri(pantolon falan ütülemeyi denemedim bile) annemin olmamış diyerek yeniden ütülemesi ve “oğlum öğren artık bu işleri yalnız yaşamak zorunda kalabilirsin” veya “karın ütünü kendin yap diyebilir” demesi canımı sıkıyor. Ütü yapabilen bir robot benim beklentimi karşılar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir