Büyüklere Ödevler

Ortaokul ve lise yıllarımda nefret ederdim resim ve iş teknik derslerinden. Çizim, boyama, resim ya da el becerileri yok bende, ne kadar zorlasam da beceremiyorum. Bu konularda oldukça yetenekli olan abime yalvarır dururdum. Galiba bu isteklerimden hayli sıkılmış olan abim, bir süre sonra işi ticarete dökmüştü. Annem ve babam o yıllarda abimle bana gelecekte ev geçindirmeyi öğrenebilmemiz için harçlıklarımızı aylık olarak verirlerdi.  Ayın sonu gelmeden harçlığını bitiren başının çaresine bakmak zorundaydı. Benim harçlıkların çoğu abime yarardı çünkü bir ücret tarifesi geliştirmişti. Kurukalem resim 100 lira, pastel boya resim 200 lira, suluboya 400 lira ve bunun dışında el emeği isteyen çalışmalar işin türüne göre fiyatlandırılırdı abim tarafından. Tabiri caizse kardeş söğüşlemek mi desek buna, neyse… 🙂

Bunları neden anlattım? 3 aylık bir ağlama, bağrışma serüveninin ardından nihayet gittiği kreşe alışan sevgili oğlumun kreşte neler yapacakları aylık program olarak bize veriliyor. Genellikle hafta sonları veliler için bazı notlar oluyor, “Şunu gönderin, bunu yapın gibi”. Bu etkinliklerden biri şu anda yaptıkları yoğurt mayalama işlemi, dün oğlumla birlikte süt ve kavanoz gönderdim mesela, yarın evimize oğlum tarafından mayalanmış bir kavanoz yoğurt gelecek ve onu afiyetle yiyeceğiz. Bayram aktivitemiz ise ailemizin kuklalarını yapmaktı, biz ailecek rota illeti ile boğuştuğumuzdan bu görevimizi ihmal etmiştik. Bayram dönüşü boynu bükük eve gelen ve her arkadaşının kuklası olduğunu söyleyen oğlumun üzüntüsüne dayanamadım ve ailemizin kuklalarını yapmaya karar verdim, verdim de yetenek ve el becerisi nerde? Türlü yollar ve fikirler geliştirdim ama uygulama yok. “Ahh abi nerdesin?” de dedim içimden. Bu yaşta bile dolaylı da olsa yine ev ödevlerim var, yine el becerilerimi ortaya dökme zamanı. 3,5 yaşındaki bir çocuktan kukla yapmasını beklemek saçma tabi, amaç anne ve baba ile birlikte bu yapım sürecini paylaşmak, beraber hoşça vakit geçirmek ve böylelikle aile bireylerini tanımak. Bu ahlanıp vahlanmalarımı duyan eşim işe girişti ve her birimizin, model uçak yapımında kullanılan malzemelerden kuklamızı, daha çok maketimizi yaptı.  Yemek tarifi gibi olacak ama nelerden yapıldı bu kuklalar?

Balsa Ağacı (vücut için), kürdan, şiş çubuğu (kol ve bacaklar için), selobantın bitmiş yuvarlağı ve karton (yüz için), plastik yuvarlaklar (gözler için), koruyucu süngerler (saçlar için), kaplama filmi (kıyafetler için),  ve bunları birbirlerine entegre edebilmek için de ağaç yapıştırıcısı, uhu, kaplama ütüsü, yuvarlak kesici, maket bıçağı kullandı eşim.

Ben belki birşeyler öğrenebilirim düşüncesiyle dikkatle izledim eşimi ama nafile. 36 yaşındaki eşimle 32 yaşındaki bendeniz oturduk bir gece ve ev ödevimizi tamamladık. Bizim ufaklık kuklaların yapımının tamamlanmasını bekleyemeden uyuyakaldı dolayısıyla ben ve eşim beraber çok hoş vakit geçirdik!!! Ve ertesi gün oğlum büyük bir gurur ve sevinçle taşıdı kuklalarını kreşe. Yeri gelmişken, beni, kuklamda ince belli ve zayıf olarak imal eden ve isteğim üzerine saçlarıma süngerle ekleme yapan eşime (onun deyimiyle postiş takmak) ayrıca teşekkür ediyorum buradan.

Yazının başlığında da belirttiğim gibi bu aslında büyüklere bir ödevdi. Bakalım kaç alacağız yaptığımız ödevden? Düşünüyorum da oğlumun bu konudaki yetkinliği kime benzeyecek acaba? El becerilerinden yoksun annesine mi, yaratıcı babasına mı, yoksa yetenekli ama ticari kaygı da taşıyan dayısına mı? Kimbilir belki ilerde onun da söğüşleyecek bir kızkardeşi olur 🙂

 

               Kaan – Kayra – Nihan = Özdemir Ailesi

 

 

 

Sevdiysen Paylaş
Bu yazı Anneyim Bu Arada kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Büyüklere Ödevler için 5 cevap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir